17.5.1981 Adana Demirspor maçıydı, takım en son 11 Türk'le Ali Sami Yen'e çıktığında. 27 sene sonra bugün sahaya çıkan Galatasaray'ın kadrosu sayıldığında baktık hepsi Türk'tü. Hemde 6 + 2 yabancı hakkı olduğu halde. Kimi sakattı yabancıların, kimi oynayamadı kimi yedek kulubesindeydi. Sahaya çıkan takımı Hakan Şükür kenetlediğinde taraftara mesajı netti. Üzülmeyin aratmayız kimseyi dediler. Maçla ilgilenen televizyondan seyretmiştir. Biz maça gelemeyenlerin televizyonun göstermediği tarafında neler gördük onları aktarıyoruz. Şimdi gelde kenara çek Topalı'ı Barruso gelince Linderoth iyileşince. Hakan Şükür ben futbolu mezarda bırakırım diyor. Yengeç dansına karşılık kapalının önünde halay çektiriyor.Fantastik gollerin unutulmaz golcüsü Ümit Karan nasıl bekler kenarda. Final oynayıp gelecek Song acımayacakmı Emre'ye. Taraftarın sevgilisi Lincoln oyuna girerken feda edilen Serkan nerdeyse ağlayacaktı. Daha Ayhan, Sabri, Balta Hasan Şaş sırada. Galatasaray taraftarı rahat uyusun, belkide hocaların devamlı söylediği takım 11 kişi sahaya çıkıyorsa eksik yoktur lafı Galatasaray için söylenmiştir.
Manisaspor Hoca değiştirdi. Küçük takımların büyük hocası Yılmaz Vural kulubedeydi . Futbol şovunda Yılmaz Hoca mutlaka bir takımın kulubesinde olması gerek. Takla atacak, adam dövecek, ağlayacak. Takımı 3-0 yenik durumda çizgide bağırıp çağırıyor. Mutlak fark edilir Yılmaz hoca, ya fark yerken ya da büyük takım yenerken görünür. Bizim ligte kulubede oturan kımıldamayan hocalar sevilmez. Bize Hagi gibi Terim gibi Hikmet Karaman gibi heyecanlı hocalar lazım.
Hava soğuktu, 3 gün sonra Leverkusen maçı vardı, Kadıköyden mağrur gelinmişti taraftar coşkuluydu ilk yarıda 2000 yılının futbolu oynanmıştı. Orkun limon sıkmasa o büyük futbol gol rekoru olarak tabelaya kesin geçerdi. Teşekkürler Hakan Şükür, teşekkürler Galatasaray. Biz sizi şampiyon olasınız diye sevmedik. Başarılar gelir geçer, asaletin bize yeter.
9 Şub 2008
Küçük Takım Taraftarı
Gerçek bir küçük takım taraftarı olmak nasıl bir duygudur. Bilinen şudur ki, her küçük takım taftarı aynı zamanda bir büyük takım tutar. Sadece kendi şehrinin takımıya yaptığı maçın dışında o büyük takımı tutar. Konumuz tutmayan sadece kendi takımını tutanlardır. Bilinen şudur ki, her Anadolu takımı taraftarı aynı zamanda üç büyüklerden birini tutar. Kendi takımıyla oynadığı maç dışında o büyük takıma sempati duyar. Ancak konu kendi takımından başkasını tutmayan Bursalı, Antepli, Sakaryalıdır. Bu nasıl bir duygudur. Tuttuğun takım asla şampiyon olamayacak. Her sene küme düşme korkusu yaşayacaksın. Hiç bir maç garanti değil. İyi futbolcuların seneye olmayacak. Takımın kazayla üç büyüklerden birine galip oynuyorsa hakemden her an bir darbe beklemek nasıl bir travmadır. Gazete yazmaz, televizyon göstermez. Her sene hoca değişir hatta sene içinde kovulur. Her büyük maça yenik başlarsın, kırk yılda bir yabancı takım gelir sahana. onda da muhtemelen yenileceğin için heyecanlanamazsın. Coşup bağıramazsın genelde. Alavare dalavere her zaman Kürt Memet nöbete misali kümede kaldığına sevinir durumda ligi bitirirsin. Figüransındır sen sadece bu şovun içinde. Bazen kafa tuttuğunda olur üç büyüklere, Eskişehirspor gibi, Adana gibi, Bolu gibi, Kocaeli gibi cezalanır ikinci lige gönderilir belini doğrultamazsın. Bazen biriniz çıkar Trabzon gibi gerçekten şampiyonda olursun, hatta bir kaç kere. O zaman da kafanı kopartırlar işte. Daha ilk maçlardan başına iş alırsın.
Neresinden bakarsan bak gerçek bir küçük taraftarına saygım çok büyük. Umarım bir gün lig sapına kadar delikanlıca oynanır. Onlarda bizlerin duyduğu sevinç ve gururları yaşarlar.
Real Ön Adlı İspanyol Takımları
Real Madrid - Villarreal-Real Zaragoza - Real Sociedad - Real Mallorca - RealBetis - İspanyada mendşlşnş sallasan Real adlı takıma çarpıyor. Real bizim bildiğimiz gerçek anlamında ise bütün takımlar gerçek. Sahte Madrid, sahte Betis hangi ligte acaba bilen varmı.
Oysa gerçek olan real Royal dan kaynaklanmakta. Krala ait demek. Aslında Royal Madrid şu gördüğünüz anlı şanlı takımın adı.
7 Şub 2008
Fenerbahçeli Galatasaray Yazarı Halil Özer
1999 yılında Galatasaray'ın uzun yolculuğu başlamıştı. Durak Milano idi. Milliyet ekibiyle yolculuk yaptım San Siro'ya. Maçtan bir gün öncesi Ahmat Çakar, Bilgin Gökberk, Doğan Koloğlu, Halil Özer yemekteydik. O günkü Milliyet gazetesinde Halil Özer döktürmüştü. Aslan Galatasaray, Kaplan Galatasaray, Yenersin Cim Bom, Elersin Cim Bom. Ne de güzel moral yazısıydı, okuyan futbolcu, taraftar, hoca için. Yemeğin ortasında yarın akşamki maç yatırıldı masaya. Doğan Koloğlu temkinli konuştu, belli olmaz dedi. Halil Özer hezimet olur dedi. 300 dolarına Ahmet Çakar'la iddiaya girdiler. Şerefsiz sabah Galatasaray yener diye yazı yazıp akşam 3 gol avans veriyordu Milan'dan. Orada Fenerlimisin kardeşim dedim evet dedi. İnanamadım, yıllardır Galatasaray' takip eden adam Meğer Fenerbahçeliymiş. Maçı herkes hatırlıyor. 2-0 yenik debreyı kapatan Galatasaray Ümit Davalayla golü bulduktan sonra son 20 dakikada Milan'a kan kusturarak yeniliyor hesabı Ali Sami Yen'e bırakıyordu.
Maçtan sonraki gün Milano caddelerinde gezindi herkes. Futbolcular, taraftarlar, gazeteciler. Fatih Terim ailesiyle beraber bir kafededeydi. Takıldık, Hoca dedim ki'' öyle bir sonuç aldık ki Galatasaraylı elimizden kaçırdığımıza, Fenerli fark yemediğimize üzüldü'' nasıl dedi. Yenildiğimize sevinenlermi var. Uzakta arama dedim olayı anlattım.
Sonra oturduğumuz yere Bilgin Gökberk geldi. O yemekte olanları Fatih Terime kimin söylediğini sorgıladı. Ben söyledim dedim ne oldu yalanmı diye. Fatih Terim Halil Özeri kıstırdı Milanoda, dövdümü bilemem ama sövdüğüne şahit gösterebilirim.
Maçtan sonraki gün Milano caddelerinde gezindi herkes. Futbolcular, taraftarlar, gazeteciler. Fatih Terim ailesiyle beraber bir kafededeydi. Takıldık, Hoca dedim ki'' öyle bir sonuç aldık ki Galatasaraylı elimizden kaçırdığımıza, Fenerli fark yemediğimize üzüldü'' nasıl dedi. Yenildiğimize sevinenlermi var. Uzakta arama dedim olayı anlattım.
Sonra oturduğumuz yere Bilgin Gökberk geldi. O yemekte olanları Fatih Terime kimin söylediğini sorgıladı. Ben söyledim dedim ne oldu yalanmı diye. Fatih Terim Halil Özeri kıstırdı Milanoda, dövdümü bilemem ama sövdüğüne şahit gösterebilirim.
Milan Taraftarı Fossa Dei Leoni
Fossa Dei Leoni (Milan - FDL)
1968 yılında kuruldu. Adını AC Milan 'ın Milanello'dan önce kullandığı antrenman tesislerinden aldı. 37 yıl boyunca San Siro Curva Sud 'de yer aldılar. 5000 faal üyeye sahip grup 15 kişilik lider kadrosu tarafında yönetiliyordu. 29 ekim 2005 AC Milan-Juventus maçının santra vuruşu öncesinde tribünde iki pankart açtılar. Pankartlar Juventus'un Milano'daki taraftar grubu Viking Milano'ya aitti. Karşı kale arkasındaki Juventuslular çılgına döndü. 30 ekim 2005'de Viking Milano grubu, Fossa Dei Leoni'ye çağrı yaptı ve bir hafta gittikleri Lecce deplasmanına Milano'dan hareket ederken bu iki pankartı unuttuklarını ve FDL'nin bunları bir şekilde bulduğunu ve iade etmesini istedi. 3 gün içinde pankartlar geri gelmeyince, Viking Milano bombayı patlattı..Kimilerine göre gasp kimilerine göre FDL'yi içeriden satanlar tarafından efsane Fossa Dei Leoni pankartı, Viking Milano grubunun eline geçti. Ellerinde pankartın fotosunu internette yayınladılar ve Fossa Dei Leoni'den "gereğini yapmalarını" istediler..
İtalya'da Ultras'ların raconlarında pankartını kaptıran grup kendini fesh ederdi. Her perşembe akşamı Milano'da toplandıkları mekan, AC Milan'ın diğer taraftar gruplarından Brigate Rossonere 'nin kafa takımının baskınına uğradı. 15 kişilik lider kadrosu Fossa Dei Leoni'yi fesh etme kararı aldılar..25 Mayis 2005 Milan-Liverpool CL finalinde Brigate ve Commandos Tigres grubuyla İstanbul'da papaz olmuşlar, şovu kendilerine mal etmişlerdi. Klübün diğer taraftar grupları yüksek bilet fiyatlarını protesto ederken, Fossa Dei Leoni "gidilmeyecek kararı" verilen deplasmana gitmiş, üstelik stada da girmişlerdi..Geçen sezon Inter-AC Milan Şampiyonlar Lİgi maçında Dida'yı yakan meşale sonrasında kesin olarak getirilen yasağa San Siro Curva Sud'de uymayan tek grup yine Fossa Dei Leoni idi.
AC Milan başkanı Adriano Galliani ile papaz olmuşlar ve İtalya'nın Euro 2012 adaylığını protesto eden pankartlar açmışlardı. Çok olmuşlardı.. Kapanma kararı sonrasında Milano derbisine 40 gün vardı. Ezeli rakipleri Inter'in bir taraftarı: “25 yıldır sizden nefret ediyorum. fakat şimdiden özledim sizi. San Siro’da tezahüratlarınızı duymadığım bir derbi nasıl olur bilemiyorum? Bildiğim derbiler artık eskisi gibi olmayacak" ile her şeyi özetledi..11 Aralık 2005 Inter Milan-AC Milan maçında 37 yıl sonra Fossa Dei Leoni yoktu. Brigate Rossonere ve Commandos Tigres, San Siro Curva Sud 'de kontrolü ele geçirdi. Fossa Dei Leoni'ye "unica bandiera e quella rossonera" (tek sancak Milan'dır) pankartı ile gider yapmayı da ihmal etmediler.. Fossa Dei Leoni'den geriye bir "çığlık" ; bir de öksüz Gattuso kaldı..
ALINTIDIR... (carlos, 23.12.2005)
1968 yılında kuruldu. Adını AC Milan 'ın Milanello'dan önce kullandığı antrenman tesislerinden aldı. 37 yıl boyunca San Siro Curva Sud 'de yer aldılar. 5000 faal üyeye sahip grup 15 kişilik lider kadrosu tarafında yönetiliyordu. 29 ekim 2005 AC Milan-Juventus maçının santra vuruşu öncesinde tribünde iki pankart açtılar. Pankartlar Juventus'un Milano'daki taraftar grubu Viking Milano'ya aitti. Karşı kale arkasındaki Juventuslular çılgına döndü. 30 ekim 2005'de Viking Milano grubu, Fossa Dei Leoni'ye çağrı yaptı ve bir hafta gittikleri Lecce deplasmanına Milano'dan hareket ederken bu iki pankartı unuttuklarını ve FDL'nin bunları bir şekilde bulduğunu ve iade etmesini istedi. 3 gün içinde pankartlar geri gelmeyince, Viking Milano bombayı patlattı..Kimilerine göre gasp kimilerine göre FDL'yi içeriden satanlar tarafından efsane Fossa Dei Leoni pankartı, Viking Milano grubunun eline geçti. Ellerinde pankartın fotosunu internette yayınladılar ve Fossa Dei Leoni'den "gereğini yapmalarını" istediler..
İtalya'da Ultras'ların raconlarında pankartını kaptıran grup kendini fesh ederdi. Her perşembe akşamı Milano'da toplandıkları mekan, AC Milan'ın diğer taraftar gruplarından Brigate Rossonere 'nin kafa takımının baskınına uğradı. 15 kişilik lider kadrosu Fossa Dei Leoni'yi fesh etme kararı aldılar..25 Mayis 2005 Milan-Liverpool CL finalinde Brigate ve Commandos Tigres grubuyla İstanbul'da papaz olmuşlar, şovu kendilerine mal etmişlerdi. Klübün diğer taraftar grupları yüksek bilet fiyatlarını protesto ederken, Fossa Dei Leoni "gidilmeyecek kararı" verilen deplasmana gitmiş, üstelik stada da girmişlerdi..Geçen sezon Inter-AC Milan Şampiyonlar Lİgi maçında Dida'yı yakan meşale sonrasında kesin olarak getirilen yasağa San Siro Curva Sud'de uymayan tek grup yine Fossa Dei Leoni idi.
AC Milan başkanı Adriano Galliani ile papaz olmuşlar ve İtalya'nın Euro 2012 adaylığını protesto eden pankartlar açmışlardı. Çok olmuşlardı.. Kapanma kararı sonrasında Milano derbisine 40 gün vardı. Ezeli rakipleri Inter'in bir taraftarı: “25 yıldır sizden nefret ediyorum. fakat şimdiden özledim sizi. San Siro’da tezahüratlarınızı duymadığım bir derbi nasıl olur bilemiyorum? Bildiğim derbiler artık eskisi gibi olmayacak" ile her şeyi özetledi..11 Aralık 2005 Inter Milan-AC Milan maçında 37 yıl sonra Fossa Dei Leoni yoktu. Brigate Rossonere ve Commandos Tigres, San Siro Curva Sud 'de kontrolü ele geçirdi. Fossa Dei Leoni'ye "unica bandiera e quella rossonera" (tek sancak Milan'dır) pankartı ile gider yapmayı da ihmal etmediler.. Fossa Dei Leoni'den geriye bir "çığlık" ; bir de öksüz Gattuso kaldı..
ALINTIDIR... (carlos, 23.12.2005)
6 Şub 2008
Bu İlkler Bize Ait
İLKLERiN TAKIMI* Türkiye'nin İLK futbol takımı Galatasaray (1905)* Dünya sıralamasında İLK 10'da 1. sıraya giren İLK Türk takımı.* Devlet üstün madalyası alan İLK takım* UEFA Kupası'nı hiç yenilgi almadan kazanan İLK ve TEK Türk takımı* Süper Kupa kazanan İLK ve TEK Türk takımı (1 kez)* Üç yıldızı alan İLK takım* Türkiye Süper Ligi'nin İLK Şampiyonu* Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda Avrupa Kıtası'nı temsil eden İLK ve TEK Türk takımı* Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final'e çıkan İLK ve TEK Türk takımı* İstanbul Şampiyonluğu'nu kazanan İLK futbol takımı (1907-1908)* Yurt dışında İLK galibiyet alan Türk futbol Takımı (1911)* Yurt dışında Türkiye'yi temsil eden İLK futbol takımı (1911)* Şampiyonlar Ligi'ne katılan İLK Türk takımı* Uluslararası maçlarda kendi sahasında art arda EN çok galibiyet alan TEK Türk takımı (20 kez)* Avrupa maçlarında galibiyeti, mağlubiyetinden çok TEK Türk Takımı* Türkiye 1. Ligi'ni namağlup bitiren İLK takım (1985-86)* EN fazla aralıksız şampiyon olan takım (4 kez)* Yerli hocayla EN çok şampiyon olan takım (9 kez)* EN fazla şampiyonluk yaşayan futbolcular Bülent (8 Kez), Suat, Arif (7 Kez)* Bir sezonda EN fazla Avrupa kupa maçı oynayan takım (18 kez)* Avrupa'da Şampiyonlar Ligi'ne EN fazla katılan takım (6 kez)* Türkiye Spor Yazarları Kupası'nı EN fazla kazanan takım* Türkiye Kupası'nı EN fazla kazanan takım (14 kez)* Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı EN fazla kazanan takım (10 kez)* Avrupa'da 1 sezonda EN fazla puan toplayan takım. (17 maç 34 puan)* Avrupa'da, bir sezonda Avrupa kupalarında EN fazla galibiyet alan takım (11 kez)* Bir sezonda Avrupa kupalarında EN fazla gol atan takım (35 gol)* Deplasmanda aralıksız EN fazla yenilmeyen takım (40 kez)* Bir sezonda EN fazla maç yapan takım (59 kez)* Avrupa kupalarında EN çok tur geçen Türk takımı. Bir sezonda EN fazla maç yapan futbolcu (HAKAN ŞÜKÜR - 54 maç 4697 dakika)* Avrupa kupalarında EN fazla maç yapan Türk takımı* Türkiye liglerinde bir sezonda EN fazla gol atan takım (62-63 sezonu 105 gol)* Türkiye liglerinde EN çok resmi kupa kazanan takım (56 kupa)AVRUPA KUPALARINDAKi iLK GOLLER1.GOL Metin Oktay 27.08.1956 G.Saray-D.Bükreş 1-3100.GOL Uğur Köken 1.10.1969 G.Saray-Vatford 2-3200.GOL Mirsad Seydiç 20.10.1982 G.Saray-A.Wien 2-4300.GOL Uğur Tütüneker 4.11.1992 G.Saray-E.Frankfurt 1-0500.GOL Tugay Kerimoğlu 5.11.1997 G.Saray-S.Prag 2-0
Fırat Aydınus;Fener- Galatasaray Maçı Daimi Hakemi
Aranan hakem bulundu. Son iki Fener maçı hem de Kadıköy'de sorunsuz, karakola kalmadan bitti. Bundan sonra bu Anamaçın hakemi, hakemliği bırakana kadar Fırat olsun. Oyuncular onun karekterini bilerek oynar, kendisi oyuncuları tanır. Aynı pozisyona aynı kararı verir. Maçla pek alakalı değil. Gördüğünü çalıyor, kendisine her iki takım da güveniyor. Kaçırdığı önemli bir pozisyon olmadı. Seyirciden etkilenmedi. Sertliğe göz yummadı. Kadıköy'de Lugano'ya itirazdan sarı kart gösterdi. Sonrasında elle kestiği topu gördü. Eyyam yapıp, yalakalık yapıp Servet'i atabilirdi. Hakan Şükür'e penaltı çalmayıp Erman'ın Çakar'ın ekmeğiyle oynadı. Düzgün fiziğivar,karizması var. Zaten maçtan sonra da hakemin adı neydi acaba diye düşünüyorsak demek ki bu iş olmuş, yardımcılarıyla beraber her Galatasaray- Fenerbahçe maçının hakemi olsun.
Galatasaray Kaptanları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)