29 Ağu 2008

Çavusescu Hortlamış Becali Olmuş

Galatasaray'ı ilk kez yurt dışında Romanya'da, Steaua Bukreş'e karşı Çavuşescu zamanında izlemiştim. Son defa da yine aynı stadyumda izledim. Bu sefer Romanya Avrupa Birliğine girmiş, gelişmiş olmalıydı. 94-2000 yılları arasında yaşadığım şehrin takımını için için sevmiştim. Kuralar çekilirken 1. torbanın en kötü takımı çıkınca nostalji yapıp kendimi Bükreş'te buldum.
Maçtan önceki günü görünce bayağı umutlanmıştım. Şehirde Galatasaray'lılar formalarla geziyor, Rapid ve Dinamo taraftarlarından biralar içiyorlardı. Arkadaşım Ruman televizyonlarını tercüme ediyor, hemen hemen hepsi Galatasaray'dan korkuyordu. Bizim Manchester United'le oynadığımız ön eleme maçı gibi bir şeydi. Onlar biz, biz Manchaster'dik. Rumenler bile Steaua'yı tam sayamazken bizim takımı hepsi tanıyordu. ultrAslan Romanya'da bayağı hereketlenme vardı. Binlerce bayrak getirdiler, büyük bayraklar vardı. Maç günü Türkiye'den geleceklerle birleşilip büyük seyirci desteği olacağı tahmin ediliyordu.
Maç günü zulüm başladı. Dernekte toplanan Galatasaray taraftarları arabalara doluştu. Önümüze geçen polis eskortu kaplumbağa hızıyla bizleri Ghencea Stadına ulaştırdı. Polis Nazi polisydi sanki. Gelenler biriktiriliyor stada sokulmuyordu. Nerdeyse bütün polisler zevklerini tatmin ediyorlardı üzerimizde. Donumuza kadar aradılar. Sandviçimizi, suyumuzu, kalemimizi bıraktırdılar. El bayraklarını içeri sokmadılar. Sopaları çıkaralım dediler, olmadı bayrakları da almadılar. Tribün önüne asılacak flamaları attırdılar. Maçın başlamasına 5 dakika kala ancak girebildik. Bir kısmımız 15 dakika sonra girebildi.
Adamlar maçı ve turu alabilmek için her şeyi yaptılar. Hepsinde bayrak vardı. Hepsinde borazan. Sesimizi çıkaramadık, duyuramadık. Maçtan sonra da devam etti eziyet. Saatlerce bekletildik, sonra dağıldık. Ters taraftan gönderdiler, formaları çıkarın diye tutturdu polis. Ne bir taksi var ne bir vasıta. Kilometrelerce yürüdük, sonunda bir taksiyle merkeze gelebildik. Steaua'lılar tura çıkmıştı, alkol duvarını aşanlar, sokaklara işeyenler, çılgınca eğleniyorlardı.
Bu Becali her iki maçta da hakemleri satın almamışsa ben bir bok bilmiyorum. Yine bu Becali bu güçle Çavusescu'nun yerinde olsaymış ne ezermiş halkını.
1. torbanın en kötü takımı 2. torbanın en iyi takımını elemişti. Haklarıydı, Radoi televizyonda bizim heykelimiz dikilmeli diye beyanat verdi. Çok sevdiğim Steaua, umarım 3. olurda tekrar karşılaşırız da iki maçta da perişan ederiz. Diyorum ama tahminim sıfır çekerler. Ah be Galatasaray boynu bükük döndürdün bizi. Bakalım bu travmayı nasıl atlatacağız.

28 Ağu 2008

Aykut Erçetin İçin Son Yazı


Artık benden kurtuldun sayın Galatasaray Kalecisi. Bundan sonra benim icin yok hükmündesin. İster bir maçta 5 tane ye ister bundan sonra hiç bir maçta gol yeme. İster vezir et, ister rezil. Sen kaleci falan değilsin çünkü. Kale çizgisi içinde zincirle bağlamışlar çocuk seni. Ayaklarında da demir var sıçrayamıyorsun.



Hiçbir yan topa cıkmazsın. Çıkarsan da ezilirsin. Sen yan topa çıkmazsan 3 ihtimallidir pozisyon. Ya bizimkilerden biri topu uzaklaştıracak, ya rakip kafayı vuracak ya da kimseye top değmeyecek. Rakip topa kafa vurabilirse ve top çerçeveyi bulmuşsa hepimize gecmiş olsun. Sen topu ağlardan çıkar ve hadi çocuklar yok bir şey diye takımı motive et. sanki golü başkası yemiş gibi, üzülmene gerek yok.



Top açılmış sana doğru geliyorsa sakın çıkma yakışıklı kardeşim. Saçını tokası bozulur. Bekle rakip yaklaşsın çok yakından vursun gol olursa ne yapacaksın burnunun dibinden vurdular şerefsizler. Yapacak bir şeyin yok olsa yapmazmısın eline mı yapışacak.

Defans şenle paslaşırsa yandığımızın resmi. Topu taçtan alalım. Sanki Servet topu direk taca atamaz. Atarda ayıp olur o yüzden sana pas veriyor sen atıyorsun taca. Sanada kimse bir şey demiyor. kalecisin sen topçu değilsin. Top avuta çıkarsa acele etmene gerek yok. Özenle dik köşeye topu. Ayağının burnuyla topun dibindeki çimi düzeltmeyi unutma. Yoksa topa iyi abanamazsın kötü yere gider. 7 dönüm tarlada topu istediğin adama atamazsın sonra.


İşi bok ettikten sonra iyi bir top gelirse yalandan atla. Artık yeşende olur pozisyonlardır bunlar. Yersen kimse kızmaz, kurtarırsan iyi kaleci olduğun ortaya çıkar. Ha birde devamlı şikayetçi ol. Yeni kaleci transferlerine karşı çik. Basından bir iki yalama bul ki seni övüp dursunlar kafamızı karıştırsınlar. Biraz yalvarsan, ibat etsen Milli Takıma seçilirsin belki. O zaman seni kimse kesemez.

Ben seni takımımdan kestim Aykut. Bundan sonra en ufak bir eleştiri yaparsam Galatasaraylılığımın hayrini görmeyeyim. Kalede bundan sonra bende rahatladim. Eyvah demem, hadi demem, çııık demem. Çabuk demem, kapalıdan kötü söz söylemem. Kalede sen varsan ki sanırım son maçına çıktın benim için o maç heyecanlı maç değildir. Bu yıl 4 resmi maç oynadın 3 top geldi 5 gol yedin. Artık Galatasaray kalesinde gol yemezsin. Yedekteki kaleciler gol yemezler.

Gencagada 2. Huzun ; Steaua 1-Galatasaray 0


1989 da o büyük Steauanın Ghenchea Stadyumunda 4-0 lik yarı final maçından 19 sene sonra yine o tarihi stadlarında 2. yenilgiyi aldık. Maç günü ve önceki günü gördükten sonra totem yapıp bayağı umutlanmıştım. Ama maç saatine doğru umutları bayağı azaldı. Adamlar neredeyse bizi maça sokmayacaktı, neredeyse cep telefonlarını bile topladılar. Bir eziyet bir zulüm takım sahaya çıkarken zor girebildik. Bınlarce bayrak vardı, bırakın sopalarını kendilerini bile sokmadılar. ultrAslan Romanyanın 30 metre bayrağı vardı aştırmadılar. Ben diyeyim size Fenerbafçe Stadında bile böyle zulüm görmemişizdir. İkinci vatanımdan soğudum. Maça giderken polis eskortuyla gittik, belkide bilerek oyaladılar. Bizim polisler bizim çakmakları bile bulurlardı ama Romanyalılar meşale yaktılar Ali sami Yende.

Maça alışık olmadığımız üzere bütün yabancıları oynatarak başladık. Benim sezon öncesi tahminlerim bu besi bir yerdeler 5 maç oynayamaz toplamdaydı. Tamam takım yabancılarla büyüdü ama ruh küçüldü. Galatasaraydan uzaklaşılıyor. Servet ve Topalın dışında ruhunu ortaya koyacak adam yok. Kaleci için son bir yazı yazacağımdan onu bir tarafa koyuyorum. Gol ofsayttı herhalde ne televizyondan seyredebildim ne de gazete okudum. Başıboş it gibi dolaştığım Bükreş caddelerinden birinde bulabildiğim kafeden yazmaya çalışıyorum. Yazı makinası Türkçe uyumlu değil o yüzden tonla yanlışım için özür.

Lincolnden artık benimde umudum kesildi. Kewell herhalde kondisyon eksikliği içinde. Teker teker büyük futbolcular bir araya geldiğinde büyük futbol uynayamıyorlar. Onları oynatabilecek büyük bir hoca gerekli. Be;inci sınıf Almanın yiyeceği halt değil bu is. Gelde bu haftaki maça koşantre ol. Çıkabilecek en zayıf takım çıkıyor eleniyoruz. Sebep hazır değilmişiz. Sanki maçın tarihi belli değil. Kimle oynayacağımız sürpriz. Hazir et be o zaman ne ise yararsın. Bu Romanyanın iki takımı şampiyonlar liginde toplam 2 puan alamaz. Daha 1 ay öncesine kadar bize iki gol atan Nikuya küfür ediyorlarmış.
Hiç iyi değilim. Uefa kupasına katılma hakkı elde eden takıma teşekkür edelim. Afferin çocuklar hep böyle oynayın. Biz Galatasaraylıyız yenilseniz bile bize koymaz, bize Kayseriyi yenin yeter. Koskoca Galatasarayı bu kaleciyle ve bu Hocayla görmek benim için şereftir. Canınız sağolsun.

27 Ağu 2008

Ga(la)ta Liga (Sampiyonlar ligi tamam)


Büyük takım taraftarı olmak iste budur. Yabancı bir ülkede takımı karşılamaktır. 3 neticeden ikisi aleyhine olduğu zamanlar takımadan asla umut kesmemektir. Dün konvoylarla havaalanına gidildi takım karşılandı. Gece Bükreş sokaklarında sarı kırmızı renkler hakimdi. Bu gün su saatlerde ultrAslan Romanyada toplanmalar başladı. 1000 den fazla taraftar tribünlerde olacağız. Romanyada ufaktan bir korku hakim. Galatasarayın ne kadar büyük bir taklım olduğunu Romen televizyonlarından anlıyorsunuz. Ben bu soçkuyla takımı sağ selamet getiririz diyorum. Yeterki salakça bir gol yemeyelim.
Yıllarca hüküm sürdüğümüz caddelerde, casinolarda Galatasaray formasıyla dolaşmak büyük bir ani oldu benim için. Çok kötü bir internet sitesinden sıcakta ancak bunları yazabildim. İmla hatalarını düzeltin ve maçtan sonra umarım ki zaferi daha bir coşkulu yazacağım.
Haydi Cim Bom, haydi Arda Turan.

24 Ağu 2008

adam Sandıklarımız ; Mustafa Denizli


Atv, Bizim stadyum, Dürüllülü Mustafa,”Galatasaray’ın Beşiktaş’a göre fazla pozitif şeyler ürettiğini söylersek bu doğru bir gerçek olur.” Gerçek doğru gibi olamayabiliyorsa yanlış bir gerçekte olabilir Mustafa’ya göre. Mustafa Denizli eğer bir yerde konuşuyorsa, kalem defteri, daha doğrusu bezi hazırla, Cafer geliyor.

Bir zamanlar not defterim yanımda, televizyona bu bi bok sandıklarımızdan biri çıkınca bekler dururdum ne yanlış yapacaklar diye. Sonunda yetişemedim bıraktım. Bi bok sanılıp ülkenin en büyük iki hocasından biri sanılan Dürüllü'lüyü ne zamandır yazayım diyordum. Dünkü maçı televizyondan seyretme bahtsızlığındaki Galatasaray'lıların sinirlerinin birazını almak için şu sıcak pazar günü ekren başındayım.

Ne büyük adammışın Beşiktaş'lı Amigo Orhan. İnönü Stadı çıkış tünelinde bir Milli Maç sonunda Uçarak kafayı yapıştırmıştın. Hepimizden önce tesbit etmişin bunun da bir bok olmadığını. Kaderin garip cilvesidir, iti kim öldürmüşse cesedini taşıtırlar, kim neye karşıysa o işi ona yaptırırlar. Mustafa Denizli ailesi itibarıyla large dediğimiz cinsten yaşayan biri. Kızı yaşındaki sevgilisinden çoluk çocuğu var, kızı istediği biriyle çıkabilir, modern bir aile babasıdır. Terim'in tam tersidir yani. Fakat kader dedik ya, bu büyük Hocamız, kendisini Fundemantalizmin, tutuculuğun, bu işleri yapanların kırbaçlandığı, recm edildiği bir ülkenin takımında buluvermiştir kendisini. Düşünsenize kızı sevgilisini yanına alacak, mini eteğini giyecek ve babasını takımın maçını izleyecek. Ah be Dürüllülü madem bu kadar büyük hocasın, şu ülkede bir takım bulamadında gerçek efendiniz olan televizyon başlarında herkesin yaptığını yapıp Galatasaray'a söverek ekmeğini kazanıyorsun.

Sen git çöplüğüne geri dön, Altay'ı eski günlerine döndür, olmadı Kocaelispor'un başına geçte şu güzelim Körfez'in yemyeşil takımına küme düşürtme.

ultrAslan forumları saldırıya geçmiş, Mustafa Denizli bizim maçlarımızda yorumcu falan olmasın diye. Biz istemiyoruz bize yalamalık edecek birini diğerleri gibi. Kuşkunuz olmasın Iğdır'ın köyündeki bir çoban bile gördüğünü yorumlayabilir, hiçbirimizin hibir yorumcuya ihtiyacı yok, hele ki spikerden(konuşmacı) daha fazla speek eden adam, bize göre cami duvarına işeyen it gibi bir şeydir, boktur, bok sandığımızdır. Leş gibi kokar dua etsin yenildiğimiz bir maçı yorumlamak zorunda kalmasın, Ali Sami Yen'de black liste girer yoksa. Defol lan hepinizin foyası çıktı ekmek yok büyük takımlardan size. Sıranı bekle dua et milli takım elensin diye.

23 Ağu 2008

Nerde Kalmıştık! Galatasaray 4- Denizli 1


Şampiyon sahaya 4 yabancısıyla çıktı. Linderoth'da kulübedeydi. Alışık değiliz biz fazla yabancıya. Arda yedek başladı, herhalde Bükreş maçı düşünülüyordu. Kaleciyi eleştirerek başlayalım maçı yazmaya. O kadar ürkek duruyorki kalede gol yiyeceğine bahis olsa o anda misli oynarım. Artık yazmayacağım, bu adam kaleci maleci değil. Eğer Galatasaray maç kazanacaksa en az 2 gol atması lazım. Bazen 2 bile yetmez. Artık kalecilere değilde kaleci hocasına başlayacağım.




Seyirci şampiyon takımı ilk maçında yanlız bırakmış. Bir de 52.000 kişilik satadı nasıl dolduracağımızı düşüneceğiz. Çakılı kapalı üst ve eski açık harici nasıl taraftar bunlar anlayamyorum. Koskoca İstanbul'da 20.000 maça gidecek Galatasaray'lı olmazmı. Demek takım potada olmasa 2.000 kişiye oynayacağız. Kapalı altı göremediğimizden, duyamadığımızdan yazamıyoruz. Bence orası mezarlık tribünü.




Sabri, savruk başladı. Öylece de devam etti. Sakatlığı imdada yetişti. Orta yapmayı bilse tadına doyulmayacak. Balta sol tarafın tapusunu aldı artık, sakatlık olmazsa her maç banko. Yazık oldu Volkan'a. Hasan Şaş bu sene benim gözdem. Ters ortası golü getirdi. Topal en kral sağlamdan daha sağlam oynadı. Neden çıkardı anlamadık onun içinde yuhladık. Bu hocayla işimiz var. Bereket 1 yıl mukavelesi var. Şampiyon bile olsak seneye yok. Lincoln'ü yalama basın elinden geldiğince gözden düşürmüş. Artık assolist muamelesi görmüyor. Ama iki asist ve bir gol çakarak gereken cevabı verdi. Kewell muhteşem bir golle selamladı taraftarı ama ikinci yarı kayboldu gitti. Yakından seyredemedik, ilk yarı sol tarafta ikinci yarı sağ olunca bize uzak oynadı. Nonda santrofor bencilliğindeydi pas vermedi. Yaser tahmin ettiğim gibi 15-20 maça çıkar.




Denizlispor benim bu sene küme adayım. Kişiliksiz bir futbol oynadılar. Ligin ilk maçı, eşşek gibi çalıştınız, at gibi yediniz, temiz haca bol gıda bu ne 1 puan sevdasıdır. Böyle takımların yolu açık olsun ikinci lige doğru.




Karşısında hücumu hiç düşünmeyen bir takım. Üstelik adamı atılmış ve maç berabere. Tek santraforla oynatıyor Alman. Kafası küçük, vizyon hak getire. Takımın en iyi oyuncusu Topal'ı çıkarıyor. Biz galip geldiğimizde yazalım, mağlup olunca yol gösteren çok olur. Haydi Cim Bom sezona iyi başladın, iyi bitirelim.




Bükreş seferine çıkıyoruz, alıp geliriz takımı. Maç öncesi izlenimlerimizi bildiririz. Maç yazımız Romanya'dan, ikinci vatandan.

Büyük Takım Hocası


Futbol tarihi yazdı büyük hocaları. Yılmaz Vural'ı, Güvenç Kurtar'ı, Giray Bulak'ı. Hepsi büyük hocalardı ama küçük takımları çalıştırdılar. Hepsi forse yemiş, gol yememek için kurgu yapmış, rakibin en önemli futbolcusuna birini yapıştırmış, gol yememek için yaradana sığınmıştı.

Nasıl olmalı büyük takımın CEO su. Futbolcu hata yaptığında ya da iyi bir şey yaptığında göz ucuyla kulübeye baktığında belli olmalı büyük takım hocası. Devamlı hücümu düşünmeli, nasıl yemem değil nasıl atarımı yaşamalı. Yabancı takımla oynarken herkesin tanıdığı ürktüğü biri olmalı.

Adam değiştirdiğinde taraftarın heyecan duyduğu, bir şeyler olur diye beklediği biri olmalı. Her şeyin bittiği anda mucizeler yaratandır büyük takımın hocası. Devamlı elleri ileriye işareti yapandır. 1-0 öne geçtiğinde yatmayıp ikinciyi arayandır. Son dakikalarda gol yemeyendir, atandır.

Büyük takım hocası maça daha fazla defans oyuncusuyla değil, daha fazla hücümcuyla çıkandır. Taraftarın tezahürat yaptığı hocadır. Varlığı güven duyulandır, giderken ağlanılan hocadır. Kovulsun diye tezahürat yapılmaz büyük hocaya. Büyük futbolcuları yönetebilendir, her yıl bir iki futbolcuyu yıldız yapabilendir.

Adıyla, geçmişi karizmasıyla, demeciyle, duruşuyla, otorite olmalıdır. Takım haksızlığa uğradığında, çizgilerin dışına çıkıp kavga edendir. Gole sevinendir, tepki verendir. Gerekirse son dakikalarda kalecisini bile gol atmaya gönderebilendir.

Galatasaray'ın başındaki yabancı, büyük takım hocası değildir. Asla olmayacaktır.

22 Ağu 2008

Futbolu Sevdirenler ; Savaş Demiral(Büyük Savaş)



Hepimiz 1988 yılındaki büyük yürüyüşün onurunu yaşarız. Hani o Avrupa Avrupa duy sesimizi diye yırtındığımız seneyi hiç birimiz unutamayız. İlk yarı final çektiğimiz Şampiyon Kulüpler turnuvasını. Neushatel maçı der başka bir şey demeyiz. O maçı maç yapan ilk maçtaki beklenmedik 3-0 yenilgi ve sonrası büyük motivasyonla tarihin en büyük geri dönüşü.






O maç önemli olmayacaktı, Büyük Savaş Türk futbolunun kader golünü atmasaydı. Çünkü biz o maçı oynamayacaktık. Rapid Wien'le Avusturya'da oynanan maç hezimete gidiyordu nerdeyse. 2-0 yenik duruma düştük, Simoviç direniyordu 3. yememek için. Rakip üzerimize çullanmış işimizin evliyalara kaldığı dakikalardaydık. Nasıl olduysa oldu sol taraftan bir korner kazandık. Topun başına Gevur (Prekazi) geçti. Hepimiz orta yapacak belki Tanju çakacak diye bir umut nefesimizi tuttuk televizyon başında. Gevur 18 köşesine doğru yerden pas attı. Gelişine Büyük Savaş olanca kuvvetiyle vurdu. O kadar şiddetli vurudu ki bazen barajdakileri sakatlardı. Top gitti Rapid ağlarına yapıştı. Gerisi bizim işimizdi. Yeteki Ali Sami Yen'e umutla çıkalımdı. Tanju ve Cüneyt'le çok rahat geçtik Rapid'i. Gerisini hepiniz biliyorsunuz.

21 Ağu 2008

Büyük Takım Kalecisi





Kale kaledir, amatör sahada da, Barnebau'da da, Ali Sami Yen'de de boyutları aynıdır. Peki kaleciler aynımıdır. Büyük takımın kalecisi nasıl olmalıdır. Biz büyük takımız ve kalecimiz kim olmalıdır. Kalemizdekinin ismi hiç önemli değildir. Ahmet olur, Rüstem olur, Nazmi olur. Bir kere Galatasaray'ın kalesine çok az top gelir. Bu nedenle kaleye tribünden mahalle takımı kalecisi bile geçse Galatasaray sezonu en kötü 3. bitirir. Avrupa kupasından da büyük ihtimal elenir.

Şu an kalemize geçen arkadaş geçen yıl ikinci dönem devamlı kalemizdeydi. Ondan önceki arkadaşımız Sion gibi bir takımdan ne olduğumuzu anlayamadan 3 tane yemiş, turu zor geçmemize neden olmuştu. Arkadan Leverkusen'den 5 gol yemekle, hem kendinin, hem Kalli'yi sehpaya çıkardı. Kasımpaşa'lıdan 40 metre frikiğiyle de sandalyeye tekme attı. Güle oynaya Şampiyon olacak takımın işini mucizelere bıraktı. O yetmemiş gibi 5 tane yediğimiz takımının hocasını kulübemizde bulduk. Bu yüzden Orkun Efendi'nin takıma verdiği zaiat çok büyük oldu. Artık kendisini tartışmıyoruz. Biz Aykut'a bakalım.

Aykut senelerce Mondrogon'un asistanlığını yaptı. Üstüne koyduğu hiç bir şey ne yazıkki olmamış. Geçen yıl ite kaka, yönetim futbolcu taraftar gazıyla son düzlüğe kazasız belasız girdik. Final maçında Sivas'ta komedi dans yaptı az daha bir çuval incir berbat olacaktı. Eminim geçen yıl kazayla bir maç yenilseydik sonlarda daha sonraki bütün maçları kaybedip 4. olurduk.
Bu sene yönetim çok doğru bir kararla, bu kalecilerle, hele Avrupa maçları oynamak Rus ruleti gibi bir şey. Mermi geldi gittin, gelmedi bir tur daha.





Şimdi büyük takım kalecisinden büyük takım taraftarı ne beklere bakalım. Hiç tartışmasız avuta giden topta Aykut'un topu altı pas noktasına acele etmeden, özenle dikip, ayağının ucuyla topun dibindeki çimleri düzeltip, 5 adım gerilerek olanca kuvvetiyle 7 dönüm arazide en uzak noktaya abanması yokmu. Utanıyorum, yeni deyimle içim acıyor. Kendisiyle paslaşan birinin verdiği pası yüksek ihtimalle taca atmasına dayanamıyorum. İsterse hiç gol yemesin, benim için bu tip kaleci ancak kümeye oynayan takımın kalecisidir. Yan topa çıkma işini ben Simoviç'ten öğrenmiştim. Yan ortada kafa hizasından gelen topa asla çıkma, kafalardan yüksek gelen topa mutlaka çık. Kaleciliğin alfabesiymiş, bizimki tam tersini yapıyor. Çıkılmayacak topa çıkıp, ezilip topu kaderine bırakıyor. Hele ki kaleye gelen uzun topta kale çizgisinde zamk varmış gibi duruyor, defans oyuncuları ikilemde kalıp hata yapıyor. Degaj yapan bir kaleci nasıl geçer kaleye anlayamam.

Bana bazı arkadaşlar kızıyor, Galatasaray futbolcularını eeleştiriyorum diye. Aykut bugün var yarın başka takıma gider, biz 40 yılımızı devirdik bu sevdada, önümüzdeki haftada Bükreş'e seferiyiz. Milyonlarca Galatasaray'lı bir kalecinin daha ilk maçında, taraftarın referans tezahüratı kesilmeden kendisine gelen topu şişirmeye karar verecek, en balta adamın yapacağı hareketi bile yapamayacak, sırtı dönük rakibe çarptıracak, sıçtığı boku çıkıp temizleyeceğine çizgide öakılı kalıp golü yiyecek ben bu adamı sadece Galatasaray'lı diye başımın tepesinde taşıyacağım.

En fanatik Galatasaray'lıya sorum olacak. Arsenal maçında kalede Aykut olsaydı biz penaltıları kazanabilirmiydik. Hemen Taffarel kurtarmadı direkten döndü deme. Koskuca Suker karşısında iki Dünya Kupası kaldırmış kaleciye olanca kuvvetiyle golü atmak istediği için kaçırdı. Aykut olsa ayağının burnuyla dokunur golü atardı.

Galatasaray kalecisinin adı önemli değil, eylemi önemli. Gol yemesi de önemli değil. Yeter ki yediği gol salaklığından olmasın. Fazla da bir şey istemiyoruz kendisinden. Hiç gol yeme demiyoruz, bir çataldan diğerine uç demiyoruz, maymunluk beklemiyoruz. Kendisine gelen topu eliyle en yakınındakine verecek, zamanlama hatası yapmayacak, gerekirse kalesinden çıkıp topa müdahele edecek. Bunları Aykut yapabilir mi, benim umudum yok arkadaşlar. Umarım yeni kalecimiz istediğim gibi biridir. Sabırsızlıkla ilk maçını bekliyorum.

Büyük takım taraftarı olarak biz eskiden Simoviç'e top gelsin diye yalvarırdık. Kurtarışını seyredelim diye. Şimdi yarı sahamıza top geldiğinde yusuf yusuf oluyoruz. Adları önemli değil Galatasaray kalecilerinin. Haydar olur, Hayrettin olur, Nezihi olur tir tir titrersiniz tribünde, Taffarel olur, Simoviç olur, Mondragon olur, takım kiminle hangi kademede oynarsa oynasın, içiniz rahat tezahürat yaparsınız, Hızır'dan umut kesersiniz Galatasaray'dan asla.

19 Ağu 2008

Kaleci Aykut


Korkarım aldığımız kaleci Sanchis bok çuvalı çıkacak. Yoksa bu Aykut şu iki final maçında Galatasaray kalesindemi olacaktı. Geçen yıl rulet tuttu, son 6 haftayı nerdeyse gol yemeden bitirecekti. Mayın patladı patlayacak derken Sivas'ta gümledi. Bereket takımın tecrübeli futbolcuları ve Arda, Şampiyon olacağız diye söz vermişlerdi. Almanya'nın belkide 5. sınıf hocası başımıza geldi. (1. sınıfı gelse bile itirazım olur) Kim tanıyordu neden geldi başımıza. Geçen yıl bize Orkun'a( Galatasaray'a değil) 5 atmıştı ya şapkadan tavşan çıkarırdı. Orkun o maçtan sonra iptal oldu. Saymadım kaç yıl oldu Aykut yedek bekleyeli. Geçen yıl ligin en az gol yiyen, şampiyon takımının kalecisini Milli Takıma almıyorlarsa iki şey var. Ya Milli Takım CEO su'nın Aykut'a gıcığı var(bence en son ihtimal) Ya da Aykut kaleci falan değil. Çizgiye yapışık oynuyor, olduğu yere uçuyor, kendisine atılan pasları taca atıyorki maymun olsa böyle kalecilerden nefret ederim. Yan topa çıkmaz, yer tutamaz. Sadece kendisinin iyi kaleci olduğuna inanıp kaleci alınmasına itiraz eder.



Eldeki öteki kaleci Orkun'u saymayalım. Galatasaray PAF takım kalecisi ayarında bile değil. Yazık şampiyon takım büyümüş, Milli takımdan onore dönmüş futbolcular, tam kapasite Hasan Şaş, sakatlık çıkmazsa Meira ve Kewell nokta transferler. Bu takımın başına şu Alman ve gerisine bu kaleci yakışmıyor.



Fal tutalım Sanchis iyi çıksın, oda gerçekten aldığımız istihbarata göre çuval(umarım yanlış bilgidir, ilk geri pasında anlayacağım) çıkarsa yazık olacak emeklere.