Kurtuldu tercümanımız. Bu hafta sıra ondaydı ister inanın ister inanmayın. İnsan yıllarca kulubelerde hayatını geçirirde bir şey katmazmı üstüne. Ali Sami Yen'in çimlerini kesen bahçivanı koysan takımın başına bir şeyler yapar. Bu adam 20 sene önce Mustafa Denizli'nin yanında stajyerdi, şimdi kaç yaşında bimiyorum hala stajter. Bugün kovulduğunu öğrendim, bu yüzden 2 gün önceden yazıyorum bi boka yaramayan yaramayacak adamı. Ne kadar sevindiğimi anlatmaya çalışıyorum, futbolcuları ispiyonlayan, hiç kimsenin sevmediği yaratıktan nihayet kurtulduğumuz için mutlu olalım. Yansıması takıma büyük olur, yarın Takım pisliklerden kurtuluş maçı oynayacak. Gelecek hoca Adnan Polat'ın ne olup ne olmadığını, önümüzdeki sene neler yapabileceğimizi belirleyecek. Bize şu anda büyük hoca değil, coşku verebilecek, taraftarın seveceği hoca lazım. Hagi, gibi Lucescu gibi birini bekliyorum. Defolup git, bir daha da karşımıza çıkma Ahmet Akçan. Git 3. ligte bir kasaba takımının başına küme düşürmemeye oyna. Sen ancak bu kadar hocasın. Ne şanslı adammışınki 2008 yılında koskoca Galatasaray'ı bir kaç maç ta olsa sen idare ettin. Kadro yaptın, oyuncu çıkardın, talimat verdin. Yat kalk moruk Kalliye dua et. Seni gidi bi bok sandığımız seni.
5 Nis 2008
İttihat Ve Terakiperver Tamburi Osman Efendi
En azılı Almancımız Osman Tamburacı'yada geçmiş olsun. Geldiği günden beri bir tek kıçını yalamadığı kaldı Felçkampın. Lincoln, Hakan kadro dışı, ''Alman disiplini, yaşa Kalli''. Sıradan takımlara elen, ''takım genç alışacaklar izindeyim Kalli'' Kasımpaşaya yenil, '' olsun doğru yoldayız, sapına kadar Kalliciyim'' Taraftar ağlıyor, bu ne biçin futbol diye, '' öğrenecekler önce Galatasaray'lılık, yenilmek önemli değil''. Sezon başından beri aynı yazıları yazdı, bıyığını buramayacısa. Yenersek ben demedimmi, yenilirsek önemli değil.
Şampiyonluk reçetesini önceki yazılarda verdik. 1 ve 2. maddeleri uygulamışlar, kaldı 5 madde. şimdi bir madde daha ekleyeceğim müsade varsa. Osman Tamburacı'ya yasaklansın maçlar.
Evet şimdi şov zamanı, takımın başında kim olursa olsun yarın şova hazırlanın. Lincoln'ü izleyin. Moruğun cenderesinden kurtuluşunun ilk maçında gözünüzü ondan ayırmayın. Bir heyecan bir coşku geldi, arkası gelir. Maç yazısı yarın, şimdilik bu kadar. Gözün aydın taraftar.
4 Nis 2008
Şu Çılgın Türk'ler!
İşte Türk'ün gücü, Şımarık İngilizlere haddini bildirdik.
1915 te Çanakkale'deki teyyare birliğinin onbaşısının tekmili değil bu yakarış. Bu zafer haberi, 2 nisan 2008 tarihinde Fenerbahçe'nin Kadıköy'de Chelsea'yı 2-1 yendiği maçtan sonra geldi.
Toz dumana katılmış, coşmuş gazeteler. Hani kıskançlıktan, sinirden iki gündür ne gazete okuduk ne televizyon seyrettik. Ne varki kurtuluş yok, mutlak rastlıyoruz, vapurda, minibüste, berberde, markette. Neymiş efendim Türk gücünü göstermiş. Kim olaki o maçtaki Türk. Kaleci Volkan öz be öz Türk. Başka, sayıyoruz takımı, Önder Türk ismi Türkçeyi zor konuşuyor, Roberto Carlos sakat olmasa Uğur Boral oynayamayacak. Orta sahada bir Mehmet var ama Türk değil, Sol bekte Gökçek adlı biri oynadı, soyadı ne demekse Vederoğluydu. Türk Uğur Boral çıkınca Kazım diye biri girdi. Colin diye biliyordum ben meğersem Colin kalkmış iki tane Kazım olmuş. Türk sayalım ne olacak, milli takımda bile oynuyor gencimiz. Ha birde hakkını yemeyelim nöbetçi golcümüz Semih girdi sonradan oyuna halis Türk, kimse itiraz edemez. Başka varmı diye hafızayı zorladık bulamadık. İşte bu takım Türk'ün gücünü ortaya koyarak İngiliz'lere haddini bildirdi.
Geçiyoruz İngiliz takımına. 3 kişi var İngilizim diyebilen. Her milletten adam varda en azı İngiltere'den. Ya atarken biraz dikkat etseniz ne olurdu be. Kimi kandırıyorsunuz, Türk gücüyle sahaya çıkan Galatasaray daha dün Almanya'dan hezimetle geldi. Unuttunuzmu brekisefal kafatasçılar, anglosakson kafalılar karşısında her alanda aşağılardayız. Fenerbahçe Chelsea'yı yense bile.
Geçiyoruz İngiliz takımına. 3 kişi var İngilizim diyebilen. Her milletten adam varda en azı İngiltere'den. Ya atarken biraz dikkat etseniz ne olurdu be. Kimi kandırıyorsunuz, Türk gücüyle sahaya çıkan Galatasaray daha dün Almanya'dan hezimetle geldi. Unuttunuzmu brekisefal kafatasçılar, anglosakson kafalılar karşısında her alanda aşağılardayız. Fenerbahçe Chelsea'yı yense bile.
İngilize haddini bildiren çılgın Türk'lerin aziz hatırasına saygı ve minnetle,
O Kadar da Uzun Boyun Yok

Fenerbahçe, UEFA şampiyonu Galatasaray’dan daha mı başarılı?
Tamam, sevinin, övünün hakkınız. Sesimizi çıkarmıyoruz. Buldunuz sahipsiz takımı saldırın şerefsizler. Ya da sahibi yok sandığınız desek daha doğru olacak. Mütareke basını anket yapmış, UEFA kupasından Süper Kupadan daha değerli bu galibiyet onlara göre. Onlara göre gerçekten öyledir lafımız yok, maksat diğerlerine de kabul ettirebilmek. Sesimizi çıkarmasak biz de inanacağız gerçeğin bu olduğuna.
Hadi aşağılık adamlar UEFA kupasını yok sayın. Peki ne oynadınız da bizi geçtiniz. Sizin bu oynadığınız maçı biz 2001 senesinde Real Madrid'e karşı oynadık. Bizde 2-0 geriden gelip ikinci yarı 3-2 yenmiş rövanşı kaybetmiş elenmiştik. Şampiyon kulüpler kupasında son 4 takım olduk ki buna yarı final diyorlar. Sonra yine Manchester United'i eleyerek ilk Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline kaldık.
Önce bakacaksın Şampiyonlar liginde kaç maç oynamış yalaması olduğunuz takım, sonra anket yapacaksınız. Kaldı ki geçebilirsinizde ne olacak. Amacınız Şampiyon olmakmı Galatasaray'ı geçmekmi. Geçinde kurtulun bari, bu eziklikten. Bir kaç sene daha biz yokuz piyasada ne haliniz varsa görün, alın yere göğe sığmaz takımınızı başınıza çalın.
Dip Not: Oyumu da Fenere verdim mutlu olun ankette geçersiniz belki.
İt Dalaşındaki Son Sortimiz
Stadyum; Ali Sami Yen, tıklım tıklım olsa 20000 kişi. Konya, Gaziantep, Bursa, Trabzon, Ankara, belkide Kasımpaşa stadlarından bile az. Alt koltuklardan saha görünmediği için hiç bir zaman dolu gözükmez. Yeni yapılan kale arkasına hücüm eden bir oyuncu sağ tarafa baksa dışarıdaki marketten alış veriş yapanlar görünüyor. Sol tarafına baksa garaj, ambulans, itfaiye arabaları. Tuvalete gitsen yerler bir karış sidik, büyük tuvaletin gelse bağırsakların patladı. Koltuklar 2 senede bir silindiği için pis, toz yağmur çamurla plastiğe nüfuz etmiş silinmesi imkansız. Anons yapılıyor herkes yerine otursun diye. Stadın en güzel yerinde biz çapulcular oturuyor, pardon ayakta dikiliyor. Ortalama 5.000 taraftarla takıma destek veriliyor. Kombine kart kapıları her maç bozuk, stad maç başladıktan sonra doluyor.
Şükrü Saraçoğlu, tıklım tıklım olsa 50.000 kişi, herkes formalı, kapıdaki görevliler bile değişik deneyimli, kibar. Herkes yerinde oturuyor, çapulcular modern stadlardaki gibi kale arkasında. Her büyük maçta kareografi yapılıyor. Bütün stadın aynı anda çişi gelse rahatlıkla işeyebilir. Tribünler dolu olduğunda taraftardan başka bir şey görünmüyor. Ambulans bile arazi. Görüntü kirliliği yok. Ortalama 30.000 kişiyle oynuyorlar. Giriş çıkış kolay. Bu yüzden bilet parasını bulabilen Fenerli maça gidiyor.
Market;Galatasaray Store, veresiye veren kasaba bakkalı. Başındaki Selva Hanım edebiyat öğretmeni. Ne tekstilden ne modadan anlar. Kocası eski Galatasaray idarecisi olduğundan torpille peşkeş çekilmiş. Belkide birilerine kazanç kapısı. Kışın mont yok, yazın tişört. Saçma sapan mahalle çocuklarının ağzındaki sloganlı ürünler satılıyor(saat kaç, Atina'da buluşalım, parmakları kaldırın) hiç kimse almıyor, toz bezi yapıyorlar.
Fenerium, çokmu zengin Fenerbahçeliler ne bulurlarsa alıyorlarmı. İçeri giremiyorsun, binlerce ürün, özenle seçilmiş. Dışarda normal hayatta bile giyilebilecek tişörtler, montlar. Rakibi aşağılayıcı sloganlar yok(6-0 markası hariç, artık ona da rastlanılmıyor). Ambalaj bile saklanır. Bizimkinin yanında süpermarket.
Başkan; Adnan Polat, şeriatçı, cemaatçi. Yıllardır kulubün içinde Galatasaraylıların çoğu sevmez. Kendi işini kurtarmak için bunca entrika yapıp başkan olduğuna bahse girerim. En azından sene başında takımın daha beter olması için elinden geleni yaptı ve elinden geldi de. Geldiği hafta yumruğu indirdiler suratına, sessiz kalıp cezaya katlandı. Ne hesabı varsa şampiyonluğu kesinlikle istemiyor. Bu adammı savaşacak Aziz Yıldırım'la.
Aziz Yıldırım, tek eline aldı kulubü, komisyoncuları kovdu, bildiğini okudu ve neler bildiği ortada. Önce tesis dedi, yıllar önce Darwell'de söylemişti. Sonrası isabetli akıllı transferler, birbirlerini tamamlayan futbolcular, yalan, dolan. Federasyondaki temizlik, ceza kurulunu ele geçiriş. Sahada oynanan oyuna bağlı kalmama. Aziz Başkanın karşısında Adnan Polat, büyük siklet farkı var.
Hoca; Kalli, bu yaratık Barcelona'nın başına gitsin, 3 maç sonra koskoca Barcelona 5.000 kişiye oynamazsa şerefsizim. Odunla döverler, gülerler, futbolcular dinlemez sahaya çıkmazlar. Burası düşkünler evimi kardeş. Bokunda boncukmu buldun ihtiyar adamın. Şüpheliydim, şimdi yüzde yüz inanıyorumki soydular Galatasaray'ı. Bu sene gelen futbolcuların hepsinden komisyon aldılar. Kovarkende alacaklar. Hayatında top oynadığını belgeleyen yok. Varsa da ölmüşlerdir. Git bir takımı bitir desen bitiremez. Bir maçta seyirci üstüne yürüyecek, spazm geçirecek ölecek vicdan azabı çekeceğiz. Eğer şu kalan maçlarda onunla çıkarsak buraya yazdım 4.yüz.
Zico, hayatı orta sahada geçmiş, Dünyanın en büyük maçlarında oynamış, futbolu belkide şu anda dünyada ondan daha iyi bilen birisi yok. Zico ile Kalli sokakta kavga etse bütün Galatasaray'lılar Kalliye girişir.
Yabancı futbolcular; bizdekilermi, yedek kulubesinin tozonu alan paspasçılar. 2 maç üstste oynayabilen yok. Zavallı Lincoln her maç ben nereye geldim diye kafasını taşlara vuruyor. Sağında Sabri, solunda Balta. Topu verse alamıyor. Vermese biri basıyor kaptırıyor. Yanına toptan anlayan 2 adam bulamazlarsa seneye dayak yer, gider. Bu takımda Hagi olsaydı çoktan kovulmuştu. Yabancı oyuncuların katkısı senelerdir yok. Bu yıl neredeyse maçların çoğunu yabancısız oynadık.
Fener'in yabancıları hatta devşirmeleri, hatta Türk yabancıları sahada. Biri çıkıyor biri giriyor. Duran topları kullanan adamı var. Kafaya çıkan adamları, kazmaları, teknikleri, oyunu çeviren futbolcuları var. İlk defa bu sene görüldü ligin gol kralı var adamlarda yedek.
Kaleci; Bizdeki kalecilere kaleci demeye dilim varmıyor. Seneye biri yedek diğeri .2.lige gider.
Volkan, adam adeta futbolcu oldu. Açılan toplara çıkıyor, yan topları topluyor. Maç alıyor, tur alıyor.
Taraftar; UltrAslan, işte burada Fenerbahçe övgüsü son buluyor. Aslında Fenerbahçe olması gereken yerde, övmüyorum. Biz çok geride kaldığımız için büyük gözüküyorlar. Bu taraftar en kötü günlerde, stada alınmadığı maçlarda bile takımın yanında. Bunca olumsuzluğa rağmen umutlarını hiç kaybetmediler. Eğer ultrAslan da azıcık gerileme, futbolculara ters dönüş olsa kulübün kapısına kilit vurulacak. GençFenerbahçelilermi, hadi canım, iyi gün dostları siz şöyle durun. Bizim yerimizde olsanız stadı başlarına yıkardınız. Siz ancak galibiyetlerde gülerken eğlenirken varsınız.
Büyük Galatasaray Taraftarı yaptığımız tesbit üzücü, işimiz evliyalara kalmış. Bu durumda hala bu hafta için, Feneri yenersek şampiyonuz. Korkum geçen yıl ki gibi Fener maçına umutsuz çıkacak olmamız. Fetto hoca bir okuyup üflerse sevineceksiniz. Yok göktanrı ben karışmam işinize demişse hazırlıklı olun Fenerbahçe maçına, cephaneleri biriktirin, savaş baltalarını hazırlayın. İt dalaşı kaybedilmek üzere, o gün son sorti zamanıdır.
3 Nis 2008
Polat Rönesans'ta İftar Vakti
Mesut Uçakan, İsmail Güneş, Mehmet Tanrısever, Cinuçen Tanrıkorur, Fenerbahçe Başkanı Ali Şen, Galatasaray Asbaşkanı Adnan Polat, Beşiktaş eski yöneticilerinden İhsan Kalkavan, Hasan Özaydın, Şadan Kalkavan, Efkan Efekan, Perran Kutman, Erol Büyükburç, Berkant, Enver Kemirkan (Virgül), Necla Akben, Burhan Çaçan, Seda Sayan, Sedat Sayan, Ümit Aktan, Gafur Uzuner, Aykut Oray, Gökhan Güney, Fatma Belgen, Fatih Erkoç, Sinan Erkoç, Özcan Deniz, Süha Özgermi, Özlem Selanik, Armağan Yücel...
12.2.1995 yılında Fethullah Gülen'in verdiği iftar yemeğine katılan spor va sanat camiamızdan bazı simalar yukarıdakilerdir.
Allah kabul etmişki koyu renkle belirttiğimiz şahsiyet bu ülkedeki en büyük makamlardan birini işgal etmiştir. Daha yolun başındayız nedir bu vesvese diyen genç Galatasaray'lıların bazıları Özhan Canaydın seçildiği gün yazdıklarıma ve söyledilklerime şahittir.
Her zaman güvendiğim büyük Galatasaray taraftarı bir şeyler yapamayacaksa, yapmayacaksa, yaptırmayacaksa durumumuz vahimdir.
Ülke futbolunun gelmiş geçmiş en büyük futbolcusu Hakan Şükür bu günden itibaren emekliye ayrılmalı ve kolay kolay floryaya sokulmamalıdır. Sabri, Okan, varsa başka bizim bilmediğimiz şeriatçı tayfa derhal tasfiye edilmeli, yerlerine kimse aldırılmamalıdır. İşe politik futboldan başlamalı evvel emirde cami cemaatinden temizlenmelidir. Başkanı ne yapacağız diye karamsar olma, 6 senedir başkanınmı vardı ki.
Sıkıysa Tam Kadro Çıkın
Kayserispor, Fenerbahçe deplasmanına 3 as futbolcusundan yoksun olarak gelecek.Kayserispor Genel Menajeri Süleyman Hurma, AA muhabirine yaptığıaçıklamada, Toledo'nun kart cezalısı olduğu için bu önemli maçtaoynayamayacağını, sakatlığı süren Mehmet Topuz ile akşam antrenmanındasakatlanan Gökhan Ünal'ın da kadroda yer alamayacağını söyledi.
Ayıp olurdu. Chelseayı yenmiş lig liderinin karşısına tam kadro çıkmakda neyin nesiydi. Klasiktir Fenerbahçe kimle oynayacaksa bir hafta önceki maçını gözlem altına alacaksın. En önemli futbolcusu kesin cezalı duruma düşer, olmadı sakatlanır. Oyna(ya)maz Fener'e karşı. Olur ya bir punduna gelir tam kadro Fener'i yenerler ligin tadı kaçar. Limon sıkılır koskoca Fenerbahçe İmparaotorluğuna.
Bu stad yapılırken çocuktum, çok net hatırlarım Kadıköy tarafındaki kale arkasına denk gelen yerlerde kazı yapılırken şehir efsanesi çıkmıştı. Kepçenin dişlileri kırıldı, mezar var kazamıyorlar diye. Kaç kere kaçak trene binip bakmaya gitmiştik meraktan. Meğerse doğruymuş, yatır var, evliya var, bu statda dünyanın en büyük futbolcusu bile olsan oynayamıyorsun. Hagi bile oynayamamıştı, İbrahimoviçe felç geldi, Sevillanın santroforunun ayağına top gelmedi, Drogba'ya inme indi. Yıllardır Galatasaray santroforları nal topluyor bu stadda. Ne gereği var Kayserispor'un iyi futbolcularını getirmeye. Nasıl olsa kötü oynayacaklar. Denk gelecek yeneceksin Fenerbahçe'mizi, morali bozulacak İngiltere'den hezimetle dönecek suçlu sen olacaksın. Vatan haini ilan edileceksin. Bak daha dün İmparator ne yaptı, Hamit'i, Arda'yı feda etti Fenerlileri korudu. Sakatlanmayan Fenerliler Chelsea'yı yendi. Aslanım Terim en büyük vatansever sensin.
Artık bu ligte başka takım kalmamıştır. Hıncal Uluç'a katılıyorum. Bizden geçti artık, istesekte olamayız. Tez elden herkes, yaşı küçükler hemen Fenerbahçeli olduğunu deklare etsinler. Koşsunlar Feneryumlara birer forma alsınlar, aldırsınlar. Yok ben almam, takımımı değitirmem diyen kerizler varsa bilsinlerki bir daha asla şampiyonluk turlarına çıkamayacaklardır.
Nisan'da Avrupa Maçı Oynamak

Ne günlerdi o günler. Nisan'da maç yapardık her sene. Hatta Mayıs'ta bile yapıp kazanmıştık bir keresinde. Ne havalıydık, Avrupanın Kralı ilan ettik kendimizi. Hala cılızda olsa bağırıyoruz köhne stadımızda. Ben artık o tezahürattan nefret ediyorum. Bizler her çarşamba 21.45 de serdirirdik orta saha yuvarlağına Şampiyonlar Ligi logolu topu. Gururumuzdan geçilmezdi. Küçümserdik ötekileri. Analarının liginde oynuyorlardı. Pendiksporla, Erzurumsporla kupa maçına çıkarlardı. Kupa maçları yoksa Paf takımlarıyla antrenman maçı yaparlar taraftarlarına inme indirilerdi. Biz yukarılara çıkarken geçtiklerimize birde nanik yapardık. Gülerdik, aşağılardık ne azaplar çektirirdik. Galatasaraylı futbolcuların pasaportlarında damga sayfası kalmadığı zamanlarda, pasaportu olmayan Fenerbahçeli futbolcular vardı.
Allahın sopası yok derler. Sonra biri geldi, sihirli, uğursuz, lanetli elini değdirdi. Gün be gün, maç be maç eridik. Kanama ne zaman duracak belli değil. Her sene bir önceki seneden kötü futbol oynadık. Sıradan takımlardan fark yiyerek elendik. Süratle düşerken geçtiklerimize rastladık. İniş yolculuğumuzu başarıyla gerçekleştirirken bir baktık dün gece Nisan'ın 2 si ve başka bir takıma rastladık Avrupa Maçı oynayan, hatta kazanan. Değişik duygular içinde izledik olup biteni. Kimisi lanet edip kızdı Drogba'ya, kimisi maçı çok güzel bir havada oynattığı için bin sitem yolladı allaha, kimi küfür etti başarılar dileyen eski Başkanına, kimisi hesap yaptı bir Türk takımı puan aldı, ilerde banada faydası olur diye. Kimiside benim gibi yatırdı gözlerini ufuklara, daldı anılara, suçlu sorumlu arar iken tarih sayfasından bir not bıraktı okumuş gençler okusun diye.
Tarih 3.10.1973 Galatasaray Şampiyon Kulupler kupasında Madrid'de 0-0 kaldığı maçın rövanşına İnönü Stadına çıkıyor. Tıklım tıklım stad, sabah açıldı kapılar. Yeni açığın kapalı ile birleştiği taraftayız. Maç 0-0 bitti. Uzatmanın ilk devresinde yine gol olmadı. Heyecandan korkudan tribünlerden çıt çıkmaz iken, yeni açığın numaralıyla birleştiği taraftan yüzlerce Fenerbahçe bayrağı dalgalandı. Fenerbahçeliler o tarafa otururlardı ve Cim Bom Bom diye üçlü çektiler. 5 dakika kala serbest vuruştan yediğimiz golle elendik ve Atletico Madrid o sene final oynamıştı.
Tarih 31.3.2008 Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Chelsea'yı ağırlayacak bir grup Galatasaray'lı havaalanında İngiliz takımı Fenerbahçe'yi yensin diye ortalığı inletiyor. Ve dün gece yenemediği içinde Galatasaray'lılar ağlıyor.
Bir uyanış, bir diriliş, bir silkeniş, bir devrim yapılmazsa ki yapılacak gibide görünmüyor. Yıllar sonra o da kalırsa tribünlerdeki Galatasaraylılar sahada oynayan futbolcular için her halde şu şarkıyı söyleyecekler.
''Ceddin, deden, neslin,baban pek büyük futbolcuydular. Takımları pek çok zaman Avrupa'ya şan vermiştiler''
Olmaz deme sakın. Bu ülkede seyirci rekorunu elinde bulunduran takım Göztepe'dir.
2 Nis 2008
Futbolumuzdaki Baki Mercimek Vakası
Her taraftarın başına gelir, sabırlı olsunlar. Biz sıramızı Cihan Haspolatlı ile savdık. Bütün maçları taraftar gözüyle seyredenler, bize yutturulan bazı futbolcuları anlamakta güçlük çekeriz. İşin püf noktası budur zaten. İstisnasız tek bir taraftarın ilk 11 koymayacağı Baki Mercimek banko oynamaktadır. Hoca, yönetim, basın taraftarla aynı görüşte olsa nerden beslenecekler. Kurt kuzuyla dost olurdu demiş Aşık Veysel fikir başka olmasa.
Baki vakası başlı başına incelenmesi gerekir. En başta bu arkadaşımız Ferdinand kadar futbol oynasa bile karizma yapamaz. Bu isimde bu soyadlı, bu tipteki bir oyuncu taraftar tarafından asla sevilmez. Bizdeki örnek Necati Ateş; isimden, tipten uyuz olur taraftar. Vedat Okyar söylemiş ben duymadım ama katılıyorum, 40 yıldır maç seyrederim gelmiş geçmiş en kazma futbolcu Erman Toroğluydu. Baki eminim daha kazmadır. Karşısında oynayan futbolcu ortopedi doktorunu yanında taşısın. Fenerbahçe'de Lugano var, kazmalıkta, pislikte aşağı kalmayan ama oynadığı takım Fenerbahçe, en az zaiatla idare ediyor.
Doktor olmak, avukat, mühendis ...olmak için lisans gerekiyor. Futbolcu olmak içinde. Peki kim ne gibi kıstaslardan geçirerek Baki Mercimek'e lisans vermiş olabilir. Baki'nin hakkını yemeyelim sadece, Cihan'a, Hüseyin Cimşir'e, İsmail Güldüren'e, ErhanAlbayrak'a. Bu baltaların atacağı tekmelerle sakatlansın diyemi doğurdu diğer futbolcuları analar. Bunlarla aynı sahada oynamak zorunda kalan, Sergen'lere, Lincoln'lere, Delgado'lara içim parçalanıyor. Aslında tek tek tesbit edilecek balta futbolcular, bunların maçlarına da savcı görevlendirelecek, saha komiseri yerine. Adam öldürmeye tam teşebüsten tutuklayacak, kurtulacağız. Hakemler hakem olsalar tek sezonda bir tane balta kalmaz. Dikkat et, dokunmasa bile gelişine çal kırmızı kartı at oyundan. Bak bakalım bir dahaki maç hocalar oynatacakmı. Normalde Doğu Beyazıtspor, Siirtsporda bile oynaması imkansız adamları şu yok zamanda bizlerin karşısına çıkaranlara ceza kesmek lazım.
Bu gerilemenin de bir sonu vardır elbet. En doğruyu her maça gelen, kahrını cefasını çeken taraftar bilir, ve biletini keser. Bu hafta Sivas maçı dönüşü Baki Mercimek, İnönü'de sahaya çıksın, maç bitiminde Ertuğrul'la birlikte Nevzat Demir Tesislerine kadar kovalamazlarsa ben o Çarşı'dan bir kilo peynir alırsam namussuzum.
Sen Oyna Emre Sen Oyna
Ak Partinin kapanması için açılan davaya tepki vermiş necip Türk Millet'inin yurtsever evladı. Senin işin top oynamak değilmi, baltan kütükten çıktı sanma, dönüp dolaşıp geleceğin yer gene burası. Burada oynayacağın takımda da sanmaki herkes Fetocu. Sen gelene kadar Hakan Abin futbolu bırakmış olacak. Okan abin ise gün sayıyor Florya'dan kovulmak için. Şeriatçı arkadaşlarından Sabri Belediyesporlardan birine gidecek. İstersen biraz daha bekle, bakarsın mahkemede de sütü bozuk yargıçlar vardır, her yerde olduğu gibi. Kapatamazlar aslan partinizi, istediğiniz düzen gelir sen o zaman gelir, şalvarla oynarsın. Galatasaray'lıların tümü yobaz olmadı henüz, herkes olsada biz olmayacağız en azından.
Türk Milletine yol gösteren delikanlı; Sen bu ulusun evlatlarının sporda yaptığı en büyük dereceyi yapmış takımın topçusuydun. Bir Türk efsanesi, Sibirya Bozkırlarından Ümit Burnu'na kadar, yayılmıştı. Oynadığın takıma ihanet edip gavur parasına şampiyonluğu satıp kaçmadınmı. Kıçı kırık İsviçreyi eleyemeyen takımın sevgili futbolcusu Hoca!nın talimatıyla bacak kadar boyunla elin futbolcusuna horozlanıp Türk Milletinin zevkinin içine etmedinmi. Yine sen bu büyük milletin ulusal formasıyla kaptan olarak çıktığın maçta atılan golden sonra gazeticelere nah çekmedinmi. Çok mu sevdin bu milleti, günde kaç tane Türk görüyorsun 8 yıldan beri.
Kal kardeşim sen kaldığın yerde. İhtiyacımız yok sana. Öylede her transfer sezonunda kolpadan transfer haberiyle taraftarı uyutma. Hiç bir şeyimiz kalmasada olaylara ve insanlara bir Galatasaray'lı duruşumuz olur bizim. Bu duruşun ne olduğunu Faruk Süren'e sor. Senin İngiliz pasaportun vardır, bu ülke batsa da sana bir şey olmaz, gelmezsin olur biter. Biz nereye gideceğiz, bu ülke bizim ülkemiz. Bu ülke vatanseverleri daha ölmedi. Her yerde olduğu gibi tribünlerde de var. Bu ülkede, kelle koltukta senin başbakanını mahkemeye verebilecek,hesap sorabilecek cürümde yurtseverler vardır. Senin cürmünün ne olduğunu bu yaz, Avrupa Şampiyonasında göreceğiz. Çok merak ediyorum sana namaz kılmasını öğreten Hakan Şükür'le görüştüğün kadar futbolu öğreten Hagi ile görüşüyormusun.
Bize Tansular, Denizler, Mesutlar lazım değil, Senin minnet borçlu olduğun Başbakan hiç lazım değil. Bize Ulu Önder'in Cumhuriyeti emanet ettiği çevik, zeki, ahlaklı sporcular lazım. Ne yazık ki bu hasletlerin hiç biri sende yok.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)