20 Mar 2008

Düşümde Ali Sami Yen'le 10 u gördüm


Hayırdır inşallah! düşümde Ali Sami Yen'i gördüm. Yanında biri daha vardı yaklaşınca tanıdım. Turuncudan iz taşıyan tok bir sarıyla, vişneye çalan koyu kırmızılı arkasında 10 numara yazan önünde hiç bir şey yazmayan parçalı formalı adamı. Benide aldılar yanlarına gidelim dediler.
-nereye
-Şampiyon Kulüpler maçları varmış, Galatasaray'ı izleyelim. İnsan rüyada bir başka oluyor durakladım.
-Biz yokuz, elendik.
-Kime
-Bu sene Leverkusen'e ama daha beterlerinede elendik. Hatta maç yapamadığımız senelerde oldu Başkanım.
-2000 yılında Parken'de biz kalenin arkasındaydık. Penaltıları ben kurtardım, Metin attı kupayı almadıkmı, Türkiye'ye göndermedikmi, yabancı takımları yenmek için kurmuştuk Galatasaray'ı, yenmedik mi. Sözümüzde durmadık mı, Sonra ne oldu size
-...........
-Peki maça gidelim bakalım özledik takımı. Ankarada kupa yarı final maçı var dedim, hem Atatürk'le konuşursunuz sonrada izleriz dedim davet ettim, geldiler.
- Hangisi bizim takım.
- Şu beyaz renkli
Yanındaki Metin Oktay'a baktı
-Sarı kırmızı değilmiydi bizim forma, şu önlerinde ne yazıyor.
-Avea,
- O kim, niye önlerinde yazıyor.
-Cep telefonu şebekesi reklamı dedim, anlamadılar
-10 numara kim diye sordular.
- Metin Oktay'dan sonra biri geldi hatırlamadınızmı Danimarka'da, Monaco'da, Karpatların Maradona'sı diye nam salmıştı, o gittikten sonra formayı giyecek birini bulamadık.
- Bu sene var demişlerdi bize.
-Var da yok. Bacakları camdanmış galiba, düştümü bir kaç maç oynayamıyor. Ataları daha önce sürüngenmiş yerden kalkamıyor. Her maç bekliyoruz ne zaman oynayacak diye.
-Çok büyük futbolcuymuş.
-Geldiğinde bir iki maç çok iyi oynadı, ama biz cezalıydık, stada sokmadılar seyredemedik başkanım.
-Şu kulubedeki bağıran, talimat veren adam kim.
-Tercüman başkanım, takımda oynayanların hepsi Türk ama tercümanımız var.
-Peki nerde bizim yabancı futbolcular.
-Sormayın başkanım, paramız yok, borcumuz çokmuş öyle dediler. O yüzden iyi yabancı alamıyoruz, kötülerde oynayamıyor.
-Hocası nerde bu takımın peki.
- Allah gecinden versin ama yanınıza gelmek üzere Başkanım, Kaptanım. Grip olmuş ülkesine gitti. Çok yaşlı, bir var bir yok. Olduğu maçlar soğuklara denk geldi, üşüttü ne yapalım.
-Niye maçı kimse seyretmiyor, bizden başka, nerde taraftarlar, maç önemli maç değilmi.
-Maç önemli de takım kötü. Kimse güvenmiyor, kötü oynuyorlar, umutları her gün kırılıyor. heyecan yok, zevk yok, en iyi oyuncusu Servet olan takımı kim seyreder, siz gelirmisiniz bu hafta maça.
-Bu sefer de onlar durakladı, birbirlerine baktılar. Her şeyin bir nedeni vardır dediler.
-Bizi Başkanın yanına indir.
-Yok burda dedim. Maçlara gelmiyor. 3 gün sonrada Florya'dan, Hasnun Galip'ten, Kulüpten kaçacak.
-Kaç senedir başınızda.
-2000 den beri, Avrupa Kupası, Süper Kupa sahibi 3 yıldızlı şampiyon takımı teslim almıştı . Emanetinize hiyanet ettiler. Kurtarın bizi Başkanım, Kaptanım dedim.
-Anladık oğlum; dediler, hüzünlendiler el ele tutuştular, bakışlarımız çakıştı o zaman anladım bu bir rüyaydı. Gerçek olamazdı tabi ki......Gerçek değildi bu yaşananlar.......

19 Mar 2008

Lpg li Ferrari; Gençler 1- Galatasaray 0

Ele ele verdiler, sonunda başardılar. Avrupa Şampiyonu markayı pazara düşürdüler. Başkanı 6 senedir yoktu. Vardı da işi Ferrarimize Lpg taktırmaktı ve taktırdı. Başında hoca yok, kaleci yok, kaptanı yok, yedek kaptanı seyirciye küfür ediyor. Golcüsüz maça çıkılmış, bu kaleciyle iyi oyun oynama ihtimali yok. Futbolu unutmuş Ayhan, öğrenememiş Sabri, Lukunku benden daha iyiymiş diyen Nonda, senede 1 maç iyi oynayan onuda oynamış Serkan, Bu angarya maçta enayimiyim oynayacağım, yorulacağim diyen Arda. Nasıl olsa takım kötü oynayacak diyerek maça gelmeyen taraftar. Soyadıyla özdeşmiş Hakan. Ne diyelim ne söyleyelim. Bir Servet, birde Emre canla başla oynamaya çalışıyor, onlarda Ümit Karan'a sitem ediyorlar sanki. Neden son dakikada gol atıpta başımızı belaya soktun der gibi.
Ankara'nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak, Uyan uyan Metin Oktay, Şu Cim Bom'un işine bak.
Kupa maçlarının Fener elenene kadar heyecanı var. Fener elendikten sonra oynamak büyük angarya. Motivasyon sıfır. Elesen ne olacak elemesen ne. Bu takımdan 3 gün sonra büyük futbol beklemek hayal. Dördüncülük şimdiden hayırlı olsun. Kupayada elveda seneye Avrupa Kupası maçı yok, rahat ederler. Stres yok, heyecan yok. Bu takımı kovarlar seneye yeni takım yaparlar, gelsin komisyonlar. Ağlarsa taraftar ağlar, gerisi yalan ağlar. Denizli maçının ikinci yarısı, olmadı Gaziantep maçında başlar ağıtınız, mendil getirmeyi unutmayın.

I love You Hagi










Niye Hoca arıyoruz anlamak mümkün değil, niye yönetimle taraftar aynı görüşte olamıyor çıldıracağım. Bize para,(lı) lazım değil. 2000 de çokmu zengindik. Galatasaray'ın dünyanın hiç bir takımında olmayan, parayla alınamayan satmaya kalksan 5 para etmeyen değerleri var. Ruhu var. Şu 37 senelik taraftarlık hayatımda o ruhun kaç maçı çevirdiğine çok şahitlik ettim. Bizler Sauness'ten, Denizli'den,Terim'den, Birch'ten, Lucescu'dan biliyoruz. Bunların hepsinin adına şarkı yazdık, Yazmadıklarımız kovulsun diye krizlere girdiğimiz, kulubümüzün başını derde soktuğumuzlar da oldu.
Bize profosyonel lazım değil, Mourinho bile gerekmez, bize coşku lazım, hırs lazım, işler ters gittiği zaman ortaya koyacağı erkeklerde olan bir şey lazım.
Ey Adnan Polat, sen bu işleri artı eksi yönde çok iyi bilirsin. İstersen geriye marş verirsin, ama istersen de yakarsın dünyayı. İşte fırsat, geç önümüze, kucakla bizleri, adına şarkı yazdıklarımızlardan, adını anışımızda tüylerimizi diken diken eden, Adını gördükçe rakipleri sinirlendiren, hataya zorlayan, gerekirse kendi girip oynayabilecek sevgili Hagi'mizi çağır. Oda arkadaşını, boğazın zırhlısını, cesur yüreği, cengaveri, büyük kaptanı çıkar tribünlerin önüne. Taffarel' i uzaksa gelemezse Simoviç'i getir. Böyle bir kadronun ısınmaya maça çıktığını bir hayal edin. 1 saat önceden tıklım tıklım yapmazsak, gittiğimiz her deplasmanı cehenneme çevirmezsek bize Galatasaray'lı demesinler.
..............................................
Aksi ne olur onu yazacaktım ama yazamadım. Olmaz ,olamaz kimse korkmasın. Bize Re Re re çektirecek heyacanı getirecek haberlere hazırlıklı olalım.

18 Mar 2008

Kalli'den Müjdeli Haber!






Feldkamp'ın dönüşü zorYönetim, kulüp doktoru İlker Yücesir'i kesin bilgi almak için Almanya'ya gönderdi. Kalli bir daha dönmeyebilir. G.Saray'da geçen hafta torununu görmek için gittiği Almanya'da ayağından virüs kapan teknik direktör Feldkamp'ın geri dönmeyebileceği iddia edildi. Bu sezon ikinci kez virüs kapan ve ülkesinde tedavi altına alınan Alman hocaya, doktorların ilerlemiş yaşını da dikkate alarak 'görevini bırak' tavsiyesinde bulunduğu belirtildi.
Uzmanların, 74 yaşındaki çalıştırıcıya, "Uçağa binmen bile riskli. Bu halinle çalışırsan sağlığını tehlikeye atarsın" uyarısını yaptığı öğrenildi.

Çok memnun olduk, uzun ömürler dileriz dede. Senin torunun milyonlarca Galatasaray'lıdan daha önemli Adnan Ağa için. Kalabilirsin telefon denen alet var. Söyle tercümana çıkarsın takımı. Şampiyon olursan sen ve Adnan yaptınız, 4. olursak ne yapalım takdiri ilahi sağlık, hastalık. Burda aspirin yok, grip ilacı yok. Kulüp doktoru baytar İlker gelir seni iyileştirir. Bütün futbolcular sayesinde turp maaşallah, sakatımız yok.
Çocukluğunda sapan kullananlar bilir, Taşı en uzağa atabilmek için kauçuğu en geriye çekebilmelisin. Adnan Polat bunu başardı. Bilerek, isteyerek, kurnazca bir politika izleyerek Galatasaray'ı en geriye götürmeyi başardı. Bundan sonra odun bile başkan olsa ileriye gidilecek kimsenin kuşkusu olmasın. 75 yaşındaki zavallıyı başa getirirerek ve de gider ayak kefeninin cebine euro koyarak Galatasaray'ın ocağına incir dikme pahasına, kendine gelecek hazırlamış günümüz kapitalistinin en acımasızı, en komprodoru olmuştur. Hayırlı olsun. Bırakın 75 yaşını hiç hastalanmadan okula giden öğrenci, rapor almayan bir işçi varmı içinizde. Koskoca Galatasaray tercümana emanet, diyelimki şampiyon yaptı tercüman ne olacak. Kovulmayacakmı, o zaman niye kassın kendisini, Daha doğrusu kasabilecek kadar bile kabiliyeti varmı Hoca denilen tercümanın. Brian Birch diye bir Hocamız vardı 70 li yılların başında, 3 yıl üst üste şampiyon olmuştuk, eğer ölmediyse onu getirsin bari tekrar. Kendi holdingine gidin bakın emekliliği gelen adamı çalıştırmışmı.
Ah Galatasaray'ım ah. 10.000 kişiye oynamaya mecbur bırakılırsın, torununu sevmeye giden, kızını sevdi diye kaptana ceza kesen Nazi Subayına emanet edilirsin, 3 gün sonra dalavare ustası biri tarafından mazbatan işgal edilecek. Acemi birliğine dönen Florya'na kimbilir ne futbolcular daha gelip, dövülüp, parayla gönderilecek.

Gün bu gündür, 8 maç kalmıştır. Kuşanın Cim Bom Bomlar uyanın Kuva-i Milliyeciler savaş çıktı!. Kayıtsız koşulsuz bizim olan Galatasaray'ımızı asıl çapulculardan kurtaralım. Maça gelmeyenlerden, seçilmezse gelmeyecek olanlardan, 17 Mayıs 2000 i unutturmaya çalışanlardan, benden sonra tufan diyenlerden.

Lincoln Çok Fazla Oynadı



''Lincoln kadrodan çıkartıldı'' Ben aslında bu haftaki Ankaraspor maçından önce bekliyordum. Fazla arka arkaya oynadı. Sanıyorum 3 maç banko oynayabildi. Her maç bu hafta şova başlar diye beklendi. Devamlı yerde, tamam çok vuruyorlar ama ne yapalım oynama o zaman kardeşim. Burada çok tekme atıyorlar. Ya seni hiç sevmediler karşı takımdakiler ya da Türkiye Liginde balta profili değişti. Hagi'ye hiç vurmadılar!. Çok sevdiler bıraktılar çalım attı, pas verdi, gol attı. Bu adam topla daldığı zaman ödüm kopuyor. Yattımı kalkamayacak sanıyoruz. Birde bizim doktordamı var kabahat nedir. Hasan, Arda, Uğur, her hafta biri uzayıp gidiyor takımdan. Bu Lincoln'den umudumu kesmek üzereyim. Bu adamı burda oynatmayacaklar ve de kendisi burada oynayamayacak. Kısa yoldan başka bir 10 numarayla değiştirsinler. Bizede yazık bu kadar klas bir futbolcuyu seyredemiyoruz, güvenemiyoruz. Bizim sahalarımızda Lincoln'e uygun değil. Ligin başında ne top oynamıştı, çimler halı gibiydi. Sahaya takıma göre futbolcu getirmeyi beçeremedik bari futbolcuya göre saha takım yapalım. Lincoln, lig başında iyi sahalarda, iyi havalarda, maçlar kritikleşmeden, küçük takımlara karşı, nazik, sertlik olmadan, paşa paşa oynanırken oynasın. Sonra nasıl olsa sakatlanacak, oturacak. Nitekim oturdu, Ne baş var, ne kıç zavallı Galatasaray ya şampiyon olacak ya dördüncü.

Çanakkale Geçilmez


''Çanakkale Cephesi'nde Galatasaray 23, Fenerbahçe 5, Beşiktaş 2 futbolcusunu şehit verdi''
Yorum yok;Saygıyla anıyoruz.


17 Mar 2008

adam Sandıklarımız; Bülent Yavuz



Saçını boyamış eski hakem ve de eski Hakem Kurulu Başkanı. Bu arkadaşı bir halt zannettiğimizden değil ama vakti zamanında birileri bir halt sanıp Türk Hakemliğini emanet etmişler. Kendi saçına bile sahtekarlık yapan adam kuruma neler yapar. Belkide Türk Hakemliğinin itin götünde olmasının bir numaralı sorumlusudur. Hakemken birilerinin takdirini kazanarak Hakem Kuruluna başkan olmuş, orada da görevini çok iyi yapmış mükafat olarak televizyon yorumculuğuna atanmış eski albayımız.


Bir Beşiktaş maçı yorumlarken '' Bu Beşiktaş Chelsa'yı Chelsa'da yenmedi mi'' şeklinde bir soru sorarak cehaletini tescil ettirmiştir bizlere. Yine bir sirk görünümlü programda, Önce: "biz burada hakemlerin yanlışlarını söyleyecegiz ki bir daha yapmasınlar" diyen, beş dakika sonra ise "ben hakemlere seminerlerde ne derdim bilir misiniz? televizyon yorumcularini dinleyip mac yönetenlere bir daha maç vermem derdim.. peeh hey gidi.." şeklinde bir çıkış yapıp kendisiyle çelişen şahsiyet. Bunun üzerine spor yazarı görünümlü bir başka değerli şahsiyetin kendisine: "o zaman ne konuşuyorsunuz sizi de dinlemesinler" şeklinde ayar vermesinin ardından bir kaç dakika kendine gelememis, "hey gidi" derken havaya kaldırmış olduğu eli bir süre havada asılı kalmış, neden sonra kendine gelip "bakin çok yanlış şeyler konuşuyoruz" diyerek durumu kurtarmaya çalışmış kurtaramamış kilitlenmiştir. Hey gidi günler hey lafını daha çok kullanacaktır kendisi.

Bizimkiler Dönerken


Ankaraspor maçından dönen yada dönemeyen taraftar. Deplasman taraftarı işte böyle bir şeydir. En ucuz en kötü vasıtayla gidilir maça. Kelle koltuktadır, lastik kabaktır. Maksat ordaydık diyebilmektir. Cefa çekilir, sefanın çekileceğinin garantisi yoktur. Tek bir şey önemlidir deplasman yolcuları için. Armadır formadır, her zaman her yerde yanında olabilmektir. Bu hafta görevlerini yapmışlardır. Gittiler, kimisi geç döndü. Gene gidecekler, feda olsun Galatasaray'a

16 Mar 2008

Daha Çok Gösterin O.Ç.ları

Dün televizyon başında dikkatle izledim. Yazı yazacaktım bu konuda kimsenin hakkını yemeyelim. Maçtan 1 saat öncesinden geçtim Lig Tv.nin başına. Ali Sami Yen'i aratmayan seyirci ve coşkulu tezahürat vardı. Maç yazısında yazdım. Maç başlayana kadar ve maç boyunca tek kare göstermedi. Gol olduğunda bile göstermedi o.ç.ları.
Bugün televizyon başına geçtim. Maç başlayana kadar seyredeceğim sonra kapatacağım. İlgilenmiyorum Fenerbahçe maçıyla. Maç Konya'da ve Ümit Kayıhan konuşuyor televizyon Fenerbahçelileri gösteriyor. Her futbolcu çağrılışında gösteriyor. Bu ülkede Fenerbahçe'den neden nefret edildiği ortada. Bu kadarmı yalakalık yapılır. Bu kadarmı taraflı yayın yapılır. Hadi anladık saha içi saha dışı faktörlerde yanına bile yaklaşılmıyor. Ne kadar küfür etsem azdır. Bütün kalbimle, bütün nefretimle haykırıyorum. A.s. emi o.ç.ları. Musa Çözen bütün Galatasaray'lıların laneti üstüne olsun.

Yeni Başkanımızın Hesabı




''5 yıllık kombine kart projemizle 10 bin koltuk ve locaların satılması halinde Galatasaray'ın kasasına 250 milyon dolar girecektir. Yüzde 100 yanılsak bile 125 milyon dolar kasamıza sokma imkanımız var''


Yeni Başkanımız şimdiden hayırlı olsun, projelerini açıklamış. Burada biz çapulcuları heyecanlandıracak bir şey göremedik. Bitmeyecek işin anasını yatmak düzermiş. Olmayan stadımızın koltuklarını bize satarak bu günü kurtaracaklar. Tamam ama o stada gidince ne bok yicez. Bedava maç seyrediyomuş gibi gelecez yönetime göre. İyi müşteri 5 sene sonra seyredeceği maçın parasını şimdiden verendir.


Bakalım hocamız kim olacak, hangi futbolcuları seyredeceğiz önümüzdeki yıl. Ama sayın Başkanım sen daha hesap bile bilmiyorsun. 250 milyonun % yüz yanılmış hali sıfırdır. Allahmı söyletiyor ne. Yoksa sende mi sıfır çektireceksin bize