14 Eki 2009

İmparatorluğun Kısa Tarihi



Adana Motor Sanat Okulunu bitirebilseydi keşke. Okuldan atıldığında babası kim bilir ne kadar üzüldü. Demiryolların takımında oynarken, kader ağlarını örmeye başladı. Galatasaray'la yollar kesişti. Tam 13 yıl aralıksız oynadı. Geldiğinde takım Şampiyondu. Çok ta iyi oynadı, kaleciyi geçen topu çıkardı bir iki kere. Sementa adı verildi ilk önce. Eskiler hatırlar burnunu oynatarak her şeyi yapabilen bir kadındı Tatlı Cadı. Bıraktığında hiç şampiyonluk kupasını kaldıramayan kaptan olarak tarihe geçti. Jübilesi unutulmazdı, helikopterle sahaya inmişti. Bıraktığı sezon Şampiyon olduk, kimileri uğursuz dedi. Kim ne dediyse gerçekten hakediyordu. Hakkında ne yorum yapılırsa yapılsın kabul görülüyordu.

O kadar sene futbol oynayarak iki dost edinebildi sadece. 1; Müfit Erkasap ki- Titrek İsmailden daha beter kazma sağbekti, 2; Galatasaray tarihinin en kötü futbolcusu Öner Kılıç. Öner nerede belli değil,ama Müfit hala piyasada. Valiz taşıyıcısı departmanında hizmet ediyor İmparatoreye. Agresif oynardı, bizden başka kimse sevmezdi. Hakemlerin suratına tükürürdü, futbolcuları döverdi.(meraklısı sorsun anlatalım).

Futbolu bıraktıktan sonra Şişlide bir spor mağazası açtı. Milli takım kaptanının eşofmanlarını herkes satın alır sanmıştı. Battı, keşke batmasaydı da bu günleri görmeseydik. Bir de baktık Ankaragücü'nün başındaydı. Kovdular. Yüksek makamların sadık adamıydı galiba, Milli Takımın Hocası Piontek'in yardımcısı yaptılar. Piontek'i hacamat ettirdi yerine kendi geçti. Allah yürü ya kulum diyordu. Ulusal Takım Avrupa Şampiyonasına gitti. Tıpkı şimdiki gibi, rezil olacağını anlayınca turnuvadan önce yerini ayarladı. Galatasaray'ın başına bir bela gelmek üzereydi. Çok yazdık tekrar yazmayacağız 4 seneyi, UEFA Kupasını. En az hakkı olan, en çok parsayı toplayan kendisi oldu.(tersini savunan varsa tartışalım, ispat ederim). Hagi'nin mirasını toplayıp İmparator oldu. Bu süreçte Devlete sadakat yemini etmişti. En yüksek makamlardan icazetini almıştı.

O sıralar, Apo meselesi patlak verdi İtalya ile. İtalyan kıravatlar, takım elbiseler yakılmaya başlamıştı. Hazır İmparator İtalya'da dandik bir takımdan kovulmak üzereydi. Sefer görev emri çıkardılar. Türk Başbakan yardımcısının takımından, İtalyan Başbakan'ının takımına yatay geçiş yaptırdılar. Koskoca Milan'ın soyunma odasında İmparatore ve Müfit vardı. Maldini'ye, Şevçenko'ya fırça atıyordu. Durumu düzeltti. İtalyanları sever olduk, her hafta Milan maçını izliyorduk. Her hafta dediğim 5 maç. (Tarih beni haklı çıkardı geçte olsa siyasi hizmetlerinden dolayı Comandatore ödülü verdiler. Alırken ne kadar utandı.)İtalyan televizyonları dalga geçmeye başlamıştı. Bir hata yaptılar İmparatoreyi İtalyaya sürgüne gönderenler. Yanına Müfit'i verdiler. Gönderirken kastlarıda göndereceklerdi oysa. Memet Ağar Milano Emniyetinde çalışacaktı. Ahmet Çakar RAI kanalda hakemleri itin kıçına sokup çıkaracaktı. Osman Tanburacı, Della Sport'ta Milan'ın kemiğini yalayacaktı. Ümit Davala'nın yerine Emre, Alpay, Gökhan Zan gibi sadık futbolcuları kakalayacaktı.

Bu ülke işadamları bi bok sanıp konferans verdirdiler. 1000 dolar adam başı para ödeyerek İmparatordan akıl aldılar. Konferans bitiminde Milandan kovulduğunu öğrendi. Milan kendisinden kurtulduktan sonra iki defa Avrupa Şampiyonu olup bir defa penaltılarla kupayı kaybetti.

Galatasaray'ın dağılacağını bekleyenler havayı aldılar. Gerçi takım futbolcu kadrosu olarak dağılmıştı ama efsane saltanatını sürmeye devam etti o yokken. Süper kupa alındı, 3. yıldız takıldı, Şampiyonlar Liginde çeyrek final oynandı, birinde ofsayt golle çeyrek finalden dönüldü, takım şampiyon oldu. İmparatore boştaydı, şampiyonluk sevincimize limon sıktı. Lucescu'yu Sibirya'ya sürdürüp yerine kendi geçti. Kabus sezonlar başladı bizim için. 40 futbolcu getirdi, Apo'yu bile oynattı Galatasaray'da. Kovdular. Bir daha geri gelmemecesine atıldı Florya'dan
Devletin sadık kadrolu Hocası boştamı kalacaktı. Ali Cengiz oyunuyla Ersun Yanal'ı yediler. Yerine yedi bela İmparator çöreklendi. Futbol tanrıları arkasındaydı. Ne kadar yenilse o kadar prim yapıyordu. Hiç kimse eleştiremiyordu kendisini. Yunan ve Norveç kalecilerinin yüzü suyu hürmetine kendisini Şampiyonada buldu. Kovulmak üzere olduğunu anladı. Kendisine kapı arıyor şu sıralar. Sayesinde Milli Takımı sevmeyen yığınlar oluştu.
Avrupa Şampiyonasında, her maç bir futbolcunun yarattığı mucizeyle, mucize bir derece yapıldı. O mucize bizi normal koşullarda güle oynaya gideceğimiz turnuvayı televizyondan seyrettirecekti. Bedeli çok ağır ödetilecekti. Zavallı ulus futbolu bakalım bu travmaları kaç senede atlatabilecekti.
Gündemimizden nihayet tamamen düştü. Ben kendisiyle çok uğraştım, tek tabanca kelle koltukta. Başta Galatasaray'lıları uyandırdım, son resmi maçına çıkacak. Sonra ne hali varsa görsün. İddia ediyorumki Dünyada hiç bir takımda sezonu bitiremez. Kendi kabuğunun yanlızlığında unutulup gidecek. Maskeli balo bitti.
Ben İmparatore'yi hiç bir zaman Hoca sanmadım. Hoca sananlar, kitlelere Hoca diye yutturanlar, gölgesinden korkanlar, başımıza bela yapanlar, son bir defa Bursa'ya koşsunlar. Baharat Yolundan, Erivan'dan getirilen taze kınalar var. Müsait bir yerlerine yaksınlar.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Nazmi abi bu yazi cook agir olmus,katilmiyorum sana bize yaptigi hizmetleri yasattiklarini bi baskasi cikip yasatana kadar bence hala imparatordur öle de kalicaktir bende karakterini sevmiyyorum ama icinde o asi galatasray ruhunu hep sevdim hep sevicemm lütfen biraz daha saygii nazmi abii en azindan sen yapma....

robinho32 dedi ki...

ya bi sizin bi nonda muabbetiniz vardı nonda nın ağzına etmissiniz aylar önce 3 5 hafta öncede göklere çıkartmıssınız ve birde aynen sizin cümleniz (2000 yılındaki büyük takımın, büyük futbolcuları, ve büyük hocasıydı aradığımız, yolunu beklediğimiz) copy paste yaptm hiç dokunmadım ve şimdiki post bu blog sahibi tek kişi demi

Adsız dedi ki...

saçmalamış bunak